[b]Bediüzzamanin amaci Kürdistan miydi?[/b]
[email][email protected][/email]
Neden kaynaklar farkli ona bakacagiz. Sebebi Risale-i Nurlarin Bediüzzamanin yazdigi veya yazdirdigi gibi günümüze kadar ulasmamasidir. Birçok tahribatin yapilmasidir. Risale Nurlarda Kürt ve Kürdistan kelimelerinin çikarilmasi ve Bediüzzaman´in Kürdistan'in reçetesi olarak adlandirdigi Münazarat eserin´in degistirilmesidir. Asar-î Bediyenin baska bir ismiyle Içtimai Reçetelerin hiç yayinlanmamasi, yayinlanan kisimlarindan bazilari tarafindan tahribatlar yapilmasidir. Bunun en önemli itirafçilarindan Risale-i Nur'un nesriyatini yapan Yeni Asya Gazetesinin sahibi Mehmet Kutlular'dir. Kutlular, Bediüzzamanin talebelerinden Zübeyir adindaki sahsin Risale-i Nurlardaki Kürt ve Kürdistan kelimelerini kaldirdigini açikladi. Vakit Gazetesi Hasan Baltanin yapmis oldugu “Agabeylerin dilinde“ adli röportajda. Mehmet Kutlular'in beyanini okuyabilirsiniz.
Risalelerin degistirildigine dair ikinci olarakta Üstadin varislerinden Mustafa Acet'in mektubunu bakalim. “Hizmet vakfi adi altinda kurulan Sözler yayinevi üstadimizin varislerinden Abdullah agabeyin düzeninde oldugu halde çesitli entirikalar üzerine alinmis Mustafa Sungur kardesimize verilmistir. O da bir perde olmus yine dolaplar dönmüs o kudsi Müberra Nur'un nesriyati varislerin tasarrufundan çikmis mal varligi ile beraber terk edilerek yüzde yüz filimleri ve kliseleri kitaplar siyasi bir gazete cemaatinin eline geçmesine seyirci kalinmistir. Envar nesriyat ise hiçbir istisare lüzum görülmeden yanliz Hüsnü kardesimizin bir mektubu ile vasiyet listesinde olmayan Badilli kardese bu nesriyat kurulmasi tesvik olunmustur. Aradan bir müddet geçti envar Muvaffak olamadi“. ve devam ediyor (kyk. Nurculugun tarihçesi tenvir nesriyat)
Mustafa Acet'in mektubundan da anlasildigi gibi Sözler ve Envar nesriyatlarda birçok entrikalar olmus oyunlar olmustur ehil olmayan kisilerce devam edilmis ve nurlar degistirilmistir. Yeni Asya yayinlari ise Mehmet Kutlular ve Zübeyir G. Tarafinda degistirilerek Bediüzzamanin eserlerinin orjinalligini yetirmistir. Sadece Kürt kelimesi degil ayi zamanda Isaretul Içaz eserinden Munafiklar bahsi, Mektubat adli eserden Vehabiler kismi Sualardan Deccalle ilgili hadiserin bir kismi çikarilmis. Bediüzzamin eserleri sadece sineklerden ve çiçeklerden bahseden kisimlari birakilmistir.
Kürt ve Kürdistan kelimelerine merakli degiliz Kürt oldugumuz içinde övünmüyoruz Bediüzzamanin Kürt olmasi da bizim için o kadar önemli degil ama Kürt ve Kürdistan kelimelerini hazmedemeyenlere sunu soruyorum? Acaba Kürt ve Kürdistan kelimelerini çikarmak Bediüzzamana bir ihanet degil mi? Bediüzzamanin “Ebnâ-i Cinsime burada birkaç söz söylemezsem, bence bahs nâtamam kalir“ dedigi, ebani cinsim dedigi Kürt kavmine, Kürt kelimelerini çikarmak bir vahset degil mi.
Üstad 29. Mektupta “Esile Sitte“ kisminda Kürtçeyi kaldiranlarin yüzüne tükürmüyor mü, iyi anlayasiniz diye Mektubattan alinti yapiyorum hem de Yeni Asya yayinlarinda: Istikbalde gelecek nefret ve tahkirden sakinmak için, su mahrem zeyil yazilmistir. Yani, "Tuh o asrin gayretsiz adamlarina!" denildigi zaman yüzümüze tükürükleri gelmemek için veyahut silmek için yazilmistir... ...Ve bu asirda, yüz bin cihette "Yasasin Cehennem" dedirten mim'siz medeniyetperestlerin baslarina vurulmak için yazilmis bir arzuhaldir. "Neden Türkçe kamet etmiyorsun?" sorusuna Bediüzzamanin cevabi. "Nasil bana teklif ediyorsunuz? Hangi kanunla? "Eger milyonlarla efradi bulunan ve binler seneden beri milliyetini ve lisanini unutmayan ve Türklerin hakikî bir vatandasi ve eskiden beri cihad arkadasi olan Kürtlerin milliyetini kaldirip onlarin dilini onlara unutturduktan sonra, belki, bizim gibi ayri unsurdan sayilanlara teklifiniz, bir nevi usul-ü vahsiyâne olur. Yoksa sirf keyfîdir. Eshâsin keyfine tebaiyet edilmez ve etmeyiz!" Kürtçeyi kabul etmeyen Kürtçe dilini kaldiranlara yani “Tuh o asrin gayretsiz adamlarina! denildigi zaman yüzümüze tükürükleri gelmemek için veyahut silmek için yazilmistir“. Karsiliginda Kürt ve Kürdistan kelimelerini kaldiranlara Bediüzzamanin cevabi bence ayni olurdu.
Bediüzzamanin seyyidlik meselesine gelince aslinda mesele Said Nursi'nin Seyyid olma meselesi degil esas konu Üstadin Kürt olmasiydi yani Kürt olmasinda ne olursa olsundu. Nursi'yi önce Türk yapmaya çalistilar ama yapamadilar
Nurcularin büyük ustalarindan Necmettin Sahiner Ve onun Üstadi Cemal Kutay'in safsatalarina bakalim. Bakin okuyun Cemal Kutay ne diyor Diyorki: “Said Nursi Cengizin ordulari Anadolu'dan geçerken dönüslerinde ugradiklari ve konakladiklarinda, Cengizin torunlarindan bir ailenin çocugudur. Çünkü Mirza, Türklerde bey, aga anlamina geliyor“ (kyk. Nurculugun tarihçesi sf.29 tenvir nesriyat) Cemal Kutay yine devam ediyor Said Nursi Su katilmamis salt bir Kürt'tür yani dogulu Türkmen'dir diyerek zehirini kusuyor.(Kyk Ayni eser sf 29) Risalei Nuru okuyupta Bediüzzmanin kimligi ile ugrasanlara yaziklar olsun. Hâlbuki Üstad Saidi Kürdi Cengiz'i asrin üç büyük deccallarindan biri olarak anlatiyor. Bir asrin Müceddidi nasil bir asrin Deccalinin torunu olabilir. Üstad tabiat batakliginda olanlara söyledigi sözü biraz degistirelim ve Ey ahmak-ul humakadan tahammuk etmis sarhos ahmak! Basini milliyetçilik batakligindan çikar diyelim. Risalelerin yüzlerce yerinde “Ben ki aciz bedevi bir Kürdüm.“ “Biz ki Kürdüz aldaniriz fakat aldatmayiz.“ Dedigi halde bu konuyu konusanlara Cevabul ahmak-ul sukut diyelim.
Bu konuya ünlü Nurcularda Fetullah Hoca'yla devam edelim Fetullah Hoca yaptigi hizmetleri ile alkislanacak bir kisi bence, Allah içinse Allah razi olsun. Fetullah Hoca Erzurumlu Turanci bir hocadir. Fetullah Hoca Bediüzzamanin Kürt`mü, Arap`mi veya Seyyid`mi oldugunu iyi bilir. Kendisi arastirmis ve Nursi'yi hayattayken ziyaret etmemistir. Gülen'e neden Said Nursiyi hayattayken ziyaret etmedin sorusuna Gülenin cevabi: “Her Erzurumlu dogustan milliyetçi ve biraz Turancidir. Ben bu düsüncenin insaniyken Bediüzzamanin Anadolu'dan çikmamasi ( Türk olmamasi-Kürt olmasini) kendimce bir mesele yaptim görüsmedim.“ (Kaynak.Yeni Yüzyil kitapligi Nurculuk seri 9 )
Fetullah Gülen'e göre Said Nursi Bir Kürttür. Yani ustadin Kürt olmasi zoruna gitmistir. Neden böye bir deha Kürtlerden çikar neden Türk degildir. Her konuya çözüm getiren asrin üstadi Said Nursi kendi kimligini gizledi mi acaba? Hayir. En zalim cebbarlar karsi hakki savunan bir adam kimligini saklar mi yok. Seyyid olsa bunu saklar mi hayir.
Gelelim Nursinin cevabina. Denizli mudafasindan bir kismini aktaralim: Mabeynimizde yalniz bir kardeslik var. Ben kendimi, onlarin nazarinda bu meslegi muhafaza etmek için, hiçbir vakit böyle hodfurusane benlikler ve enaniyetler hayalime gelmedi ve gelmiyor. Ben seyyid degilim. Mehdi ise Al-i beyti Nebeviden olacak. (Kaynak. Risale-i Nur Mudafalar sayfa 144. Tenvir nesriyat.) Seyyitlik meselesine son noktayi Üstad koydu. Ben seyyid degilim diyor baska söylenecek söz varmi. Üstad hasa yalan mi söylüyor yâda gizliyor mu? Neden gizlesin Kürt olmak yüz kizartici bir suç mu?
Gelelim Kürdistan meselesine. Bediüzzamanin amaci Kürdistan degil diyenlere bir sorum olacak. Bediüzzamanin amaci acaba “Laik Kemalist bir Türk“ cumhuriyyetmiydi.? Kürdistan demek o kelimeyi kullanmak sanki dinden çikmaktir veya gayri Islami, küfürmüs gibi lanse ediliyor. Ben Kürdüm dedin mi ha bölücülük yapti, Kürtçüdür neden Ben Türküm bölücülük olmuyor ama ben Kürdüm dedin mi bölücü oluyorsun halen anlamis degilim.
Yine Bediüzzamanin dilinden cevap verelim. Bediüzzaman : “Benim en büyük idealim Ittihadi Islam ve medressetuz-zehranin olusmasidir “. Üstad burada kendi amacini dile getirmistir. Biz burada medresetuz-zehrayi sayfalarca anlatabiliriz hatta bunu için bir kitap bile yazilabilir. Nursinin dehasi gibi davasi da büyüktü davanin gerçeklesebilmesi için bu projenin hayata geçmesi gerekiyordu. Ama hayati boyunca ugrasti bunun için Istibdatçi Abdülhamit tarafindan Timarhaneye deli diye atildi yine davasindan vazgeçmedi. Bunu vasiyet olarak Nur talebelerine birakti. Anadolu'da milliyetçi akimlarinin ortaya çikmasi ve Kürtçe dilinin tamamen ortadan kaldirilmasina karsi durulmasini belirtti.
Bediüzzaman Bu okulda Arapçanin farz, Türkçenin lazim, Kürtçenin ise Caiz olmasini ister. Yasaklara karsi Kürçeyi korumak. Türkçe bilmeyen Kürtlerin Egitimden yoksun birakilmamasi için Kürtlerin egitimidir. Amaç Kürtlerin kurtulusudur. Yasakçi zihniyete karsi Kürlerin anadilde egitimlerini öngören bir projedir. Üstad o dönemde resmi dil Kürtçe olsun demiyor en azindan Kürçenin serbest olmasini talepediyor. Resmi dilin Kürtçe olmasini talep etse resmi makamlarca izin verilmeyecegini bildigi için en azindan Kürtçe olsun. Isteginde bulunuyor. Bediüzzaman ben Arapça okur Kürtçe düsünür Türkçe konusurum diyerek bu unsurlari kendinde topladigi gibi bu projeyle bu irklari Islam catisi altinda birlestirmeyi hedeflemistir. “Azametli bahsiz bir kitanin (Asya) , Sanli Talihsiz bir devletin (Osmanli) Degerli sahipsiz bir Kavmin (Kürt) reçetesi ittibai Islamdir demistir.
Bediüzzamanin Kürdistan meselesine gelince:
Üstad Kürt Teali Cemiyeti'nin üyesidir bu cemiyetin âmâcida Kürdistan'dir. Burada anlasilmayan bir konu var Nursinin Kürdistan'i istemesi sanki Türkiye Cumhuriyetini yikmak bölmek yerine yeni bir Kürdistan kurmak olarak anlasilmasin. Üstadin Hayalindeki devlet su sekildedir. Türkiyenin´de dahil oldugu bir Islam cografyasidir yani bölünme parçalanma degil bilakis Türk, Kürt ve Araplarin bir çati altinda toplanmasi ayni ABD gibi birlesik Islam cumhuriyetidir.
Sözü fazla uzatmadan Vural Savas'in kitabindan bir alinti yapacam. Neden Vural Savas'ta Risale-i Nur degil, makalemin basinda da belirtim ki Risale-i Nurlarin tahrif edildigidir. Risale-i Nurlardaki Kürt ve Kürdistan kelimelerini çikaranlar acaba Bediüzzmannin bir Kürdistan Projesi olsa, bugüne kadar bu projeyi günümüze getirirler miydi artik onu size havale ediyorum. Vural Savas´in kitabindan: Said-i Nursi, Kürt ve Islam tarihinde yetisen dahi bir ulemadir (...) Said-i Kürdi zindandan çiktiktan sonra Istanbul'u terk eder. Vapurla Tiflis üzerinden Kürdistan'in Xuy kentine geçer. Van ve Bitlis Kürt beylik ve asiretlerine ulasir. Buralarda Kürdistan'in kurtulusu için ilim, irfan, plan ve proje yollari arar. Tiflis'teyken bir tepenin basina çikar. Kafasindaki özgür Kürdistan ve Birlesik Islam Âlemi projesini tasarlarken birisi ile Said-i Kürdi arasinda su konusma geçer: -Nerelisin? - Bitlisliyim. -Ne yapiyorsunburada? - Ben müstakbel Kürdistan'in ve Islam âleminin plan ve projesini çiziyorum. - Burasi Tiflis'tir, Bitlis degil. - Tiflis, Bitlis'in kardesidir. Benim kafamdaki plan ve proje, bu planim er geç gerçeklesecek. Islam âleminin kalbinde müstakil bir Kürdistan'in kurulmasi ile Islam alemi o merkez etrafinda dönerek bir araya gelecek ve büyük federatif Islam devleti kurulacaktir.
Evet, Said-i Kürdi'nin yaklasik bir asir önce tasarladigi bu degerli plan ve hayati isler bugün gerçeklesiyor. Gerçekten Said-i Kürdi'nin hayali, gayesi olan, Islam âleminin kalbini teskil eden, birlesik ve özgür bir Kürdistan temeli atilmaya baslamis ve bu gayeye yönelik özgürlük mücadelesi basari ile ilerliyor. Kürt halkinin samimiyetle bagli bulundugu Asri Saadetin anlayisiyla devrimci ve zulme karsi direnisçi ruhu ile Islamiyet'in hakiki mecrasina dönüstürülmüs bulunuyor...
Said-i Kürdi'nin: Ey Asuriler ve Ciyaniler, Cihangirlik zamaninda Pesidar kahraman askerler olan Kürtler, besyüz senedir yattiniz, yeter artik uyaniniz, sabahtir seklindeki çagrisi bugün Kürt halki tarafindan yerine getiriliyor. Ve onun tabiriyle, Kürt halki artik gafletten uyaniyor. Saniriz ki büyük Kürt alimi Said-i Kürdi'nin aziz ruhu tüm Kürdistan sehitlerinin aziz ruhlari gibi durum karsisinda mesrur ve memnun olmaktadir.
Said-i Kürdi, 'özgür bir Kürdistan tohumunu ekiyorum.... ( Kaynak Vural SAVAS Militaris demokrasi kitabindan.) Bu kisim risalelerde Kürdistan kismi yerine Medresemin planini yapiyorum olarak degistirilmistir. Said Nursinin eserlerini okuyan kardeslerimden tavsiyem Ustad onlari nasil Türk olarak kabul etmisse onlarda ustadi Kendi kimligi ile kabul etsinler Kürt- Türk kavramlarini birakalim bunlar Nur talebeleri için basit olmali gerçekleri saklasak ta gözlerimizi kapatsak ta bir gün ortaya çikar.
Risalei Nurlarin nasil tahrif edildigi ortaya çiktiysa gizlenen baska gerçekler varsa onlarda günyüzüne çikacak hakikatlere karsi gözünü kapatan yalniz kendisine gece yapar. Bu makalemi okuyup ta genis bilgi isteyen arkadaslar bir kitap tasfiye ediyorum “Nurculugun Tarihçesi Tenvir Yayinlari“ bu kunuda tartismak isteyenler varsada hazirim. Allah emanet olun.“
[b]Ömer POLAT[/b]
[url=http://www.olperwer.com/modules.php?name=News&file=article&sid=407]http…]
Re: Bediüzzamanin amaci Kürdistan miydi?