Kerkuk hakkinda soyleyecegim muhakkak bir seyler olacaktir. Ancak buyuk ihtimalle ne bu dilde, ne bu forumda ve ne de bu mahlas altinda. Kimse kusura bakmasin ama zaman, enerji ve yetenegin daha verimli kullanilabilecegi platformlar var eger Kerkuk meselesi hakkinda yazacaksak.
Bu yazi gundem disi olacak biraz. [url=http://www.newroz.com/forum/read.php?1,9815,9815#msg-9815]HeK her zamanki gibi laf arasinda onemli bir konuya degindi ve hizla gecti.[/url] Detaylara inmek zorunlulugunu bize kaldi. Konu onemli cunki. Sabetay Sevi ve Abdullah Ocalan karsilastirmasi. Daha once kimse yapti mi bunu emin degilim. Once bir kac ateist hakkinda kanousalim sonra sadede geliriz.
Christopher Hitchens'in "god is not great" (allah buyuk degildir) ve Richard Dawkins'in "God Delusion" (Allah Deluzyonu) kitaplarini alti ay kadar once ayni gunde ve ayni kitabcidan satin almistim. Hitchens'in kitabindan bazi bolumleri medyadan okumustum daha once, ancak Dawkins'in kitabi Hitchens'in kinden daha once yayinlanmis oldugu icin ilk once onu okumaya basladim (bir hafta once!) ve su anda 1/3 civarindayim. Hitchens'in kitabi Dawkins'in kitabindan daha iyi olduguna inandigim icin onu daha sonraya biraktim. Itiraf etmem gerekir ki sadece en bos zamanlarimda yani uykuya gitmeden once, trende veya tuvalette okuyorum. Herkese bu turden bos zamanlari degerlendirmelerini tavsiye ederim. Her neyse...
Amazon.com'dan bir elestirmenin belirttigi gibi Allah ve din meselelerine bazi meshur ateistler kendi uzman olduklari perspektiften yaklasmaktalar. Misalen ateist Bertrand Russell felsefik bir perspektiften yaklasmaktayken, biyoloji profesoru ve ateist Richard Dawkins bir bilim adami, edebiyat elestirmeni ve ateist Christopher Hitchens ise edebi bir bakis acisiyla bakmakta ve degerlendirmekteler. Bu arada dorduncu bir ismi ve benim en degerli din bilgisi hocam ateist Turan Dursun'un da Allah ve din meselesini bir din adami gozuyle degerlendirdigini de eklemek gerek. Her neyse konu bu degildi ya!!!
Efendim HeK'in Christopher Hitchens'in kitabindan esinlenerek tartismaya actigi konu Sabetay Sevi, Apo ve "apostasy". Soyle:
"...
diyerek
onume attigi kitapta
sebetay sevi yi anlatigi bir bolum dikkatimi cekti.
sevi nin osmanli taktikleri ile nasip apostasy e mecbur birakildigi
kendi inanclarini birakip nasil kripto musluman olarak canini kurtardigindan
bahseden CH, bir din veya tarikatin ancak bu bicimde
sahte peygamberinin can korkusu ile tum inaclarindan vazgecmesi ile mumkun olacagini idda ediyor.
bana makul gorundu
bu bicimiyle
bu model
bize pkk nin apo eliyle
tedrici bicimde 99 dan itibaren olduruldugu
gecen zamanla apo nun kendinden makul hastalikli zirvalarinda boncuk arayanlarin da
ancak sebatayistler kadar hayatta kalabilcegini
duzunebiliriz.
...
Derhal "god is not great"i elime aldim ve sozkonusu sayfalari bulup okudum. HeK'in eksigi var fazlasi yok. HeK'in Hitchens'in kitabindan okudugu Sabetay Sevi ile ilgili 12. Chapter'in basliginin tercumesi aynen soyle: "Bir Final: Dinler nasil son bulur".
Apostasy kelimesinin Apo ile bir alakasi yok tabii ki. Ancak cok onemli bir kelime bu. Eski yunancadan turemis olan bu apostasy kelimesi seslisozluk.com'da tirkceye aynen soyle tercume edilmis:
"1. i. (dininden/prensiplerinden/inançlarından) dönme. din degistirme; parti degistirme. inançlarını değiştirme. inançlarını değiştirme. i. (dininden/prensiplerinden/inançlarından) dönme. dönme (inancından), döneklik.
2. bir partiden başka bir partiye geçme; din değiştirme, irtidat; esas doktrinden cayma, kaçma, prensip ve inançlarında değişiklik yapma.
3. din degistirme. parti degistirme.
4. irtidat. din değiştirme. din aleyhine işlenen suç.
5. inançlarını değiştirme."
Yani Hitchens'e gore bir dini sona erdirmenin en kolay yolu, o dinin peygamberini kendi inanclarindan, prensiplerinden caydirmak doneklestirmektir. Buna en guzel ornek olarakta Hitchens, Sabetay Sevi'nin onderlik ettigi ve bir zamanlar Akdeniz civarindaki butun Yahudi dunyasina umut ve ilham veren, "Vadedilmis Topraklarda" (Promised Land) bir yahudi devleti umuduyla butun varliklarini Sabetay'in tarikatina adamis kitleye dikkat cekiyor. Nasil oldu da bu din, bu Mesih ve bu Tarikat tarihin karanliklarina gomuldu?
Hitchens'a gore (ve HeK'in dikkat cektigi nokta) bir zamanlar son derece guclu olan bu tarikatin (ve Israil devleti hayalinin) sona ermesine neden olan en buyuk etken Sabetay Sevi ve tarikatina karsi oynanan Bizans/Osmanli oyunudur. Ve bu oyun yine ayni sekilde Abdullah Ocalan, PKK ve Kurdistana karsi oynanmaktadir. Hitchens'tan okudugum kadariyla Sabetaya karsi oynanan oyun aynen soyle:
Osmanli Ulemasi yeni bir din'in ortaya cikmasindan korktuklari icin Sabetay Sevi'nin idam edilmesine karsi tavir koymuslar ve zindana atmislar. Bu arada Sabetay'in eski muritlerinen biri (Nehemiah Kohen) Osmanli Basvezirinin karsisina cikmis ve Sabetayi ahlaksiz ve dinsiz olmakla suclamis. Bunun uzerine Basvezir Sabetayi "trial by ordeal" ile yargilamayi onermis. (Seslisozluk.com'a gore "trial by ordeal", tirkcede "eskiden kullanılan işkence ile yargılama usulü, çetin sınav; büyük slkıntı, ateşten gömlek, karakter veya dayanıklılık denemesi" anlamina geliyor.) Muritlerinin dini sarkilari esliginde Sabetay hapishaneden Basvezirin onune getirilmis.
Basvezirin teklifi su: Sabetay okcularin atis yapacagi bir hedefe konulacak. Eger atilan oklar Allah tarafindan yoldan cikarilirsa ve hedefe isabet etmezse Sabetay'in gercektende bir Mesih oldugu kabul edilecek. Eger Sabetay bu tekligi red ederse bu kez sahtekar oldugu icin kaziga cekilecek. Bu iki secenekten her ikisini de red ederse bu kez Sabetay'a gercek bir musluman oldugunu itiraf etmesi sansi taninacak. Hitchens'a gore Sabetay "siradan memeli bir hayvan'in" yapabilecegini yapti. Kelime-i Sehadet getirip musluman oldu ve Osmanli devletinin hizmetine girdi. Daha sonra surgune gonderildi ve Soylentilere gore Yahudiligin onemli ibadet anlarinda birinde son nefesini verdi. Mezarinin nerede oldugu dahi bilinmemektedir.
Sabetay'in olumunden sonra tarikati fraksiyonlara bolunmus. Kimi muritler Sabetay'in "apostasy" yani din degsitirip "donme" olabilecegini bir turlu kabullenememis. Bir kisim daha da buyuk bir Mesih olmak icin muslumanliga gectigini soylemis. Bir kisim ise "donme" olsa bile bunun sesas amaclari gizlemek icin sadece bir taktik oldugunu iddia etmis. Her halukarda tarihin bir zamaninda cok buyuk bir guce ve etkinlige sahip olan, kendilerine Israil devletini kurmayi layik goren ve bir zamanlar Osmanli devletinin korkusu olmus bu Sabetayci tarikat erimis, erimis, kaybolup gitmis. Geride kucuk sayida ici yahudi, disi musluman "donme"ler kalmis. Hitchens'a gore durum bu.
Apostasy!!! Bir dini, inanci, ulkuyu, prensibi, hayali sona erdirmenin en etkili yontemi o dinin, inancin, idealin, prensibin, hayalin onderini kendi gecmis pratigiyle ters dusurmektir, o ondere gecmis idealini ve pratigini inkar ettirmektir. O partinin, tarikatin, toplumun "yaradanini" bir donme haline getirmektir. Apostasy iste budur! Sabetay Sevi'yi bir yahudi bir peygamber seviyesinden, tarihin silik bir muslumanina dusuren budur iste! Apostasy! Apo'nun Imralidan yaptigi da budur: apostasy!
Hitchens'e gore eger Sabetay Sevi idam edilmis olsaydi veya eger son nefesini "donme" olmadan once verseydi, bugun Sabetaycilik buyuk bir din olarak karsimizda duruyor olurdu.
Evet beyler ve bayanlar! Hem Apocular ve hem de anti-apocular olarak guya Kurd halkini yaratmis bu "gunesimizin" performansini uzak ve yakin, Kurd ve dunya tarihinden bir cok insaninkiyle karsilastirdik simdiye kadar. Ilk etapta akla gelenler, Shex Said, Seyid Riza, Qazi Muhammed, Diyarbekir zindan direniscileri, Qasimlo, Barzani, Talabani, Poulus, Prometheus, Saddam, Stalin, Napolyon, Che Guevara, Mandela, Muhammed, Misto Kemal...
Ve simdide ilk defa Sabetay Sevi'nin ve Apo'nun apostasylerini karsilastirma imkanini bulduk.
HeK'e verdigi ilham, Hitchens'a verdigi bilgiler icin tesekkurler.
Dest xweş...