بازبدە بۆ ناوەڕۆکی سەرەکی
Submitted by Kamuran Melikendi on 6 March 2015

Kamuran Melikendi

Yaşar Kemal’in ölümü üzerine Aso arkadaş 7 yıl önce ona ilişkin “Kürd doğdum ve Kürd öleceğim” adlı bir makale yayinlamıştı ve geçenlerde yeniden güncelleştirdi. Ayrıca Kürd ve Türk basınında ve sosyal medyada Yaşar Kemal’in eserleri, ulusal ve sanatsal kimliği üzerine çok yazıldı.

Yaşar Kemal’e ilişkin olarak Kuzey Kürdleri ile Kürdistan’ın diğer parçalarındaki Kürdlerin değerlendirmeleri farklıydı. Güney ve Doğu Kürdleri Yaşar Kemal’i “Büyük Kürd yazarı” , “büyük Kürd romancısı” ve “Kürdlerin Nöbel Ödülü rüyası Yaşar Kemal ile öldü” gibi değerlendirmeler yaptılar. Yaşar Kemal’ın eserlerini Soranca’ya çeviren Doğu Kürdlerinden olan Abdullah Hasanzade ve Güney Kürdlerinden olan Şükür Mustafa Yaşar Kemal’ı “Kürd yazar” olarak okuyucularıyla tanıştırdılar.

Kuzey Kürdleri Yaşar Kemal’in konusunda farklı eğilimlere sahipler. Bir kesime göre “Yaşar Kemal Kürd yazarıdır”.. Bu teze karşı çıkanların bir kısmı Yaşar Kemal’i “Kürd asılı Türk yazar” olarak görüyorlar. Bazı arkadaşlar ise daha ileri giderek Yaşar Kemal’in “ Kürd doğdum ve Kürd öleceğim” sözünden hareketle “Türk doğdu ve Türk öldü” diye yazdılar.

Kuzey Kürdistan’da yıllardan beri “Kürd yazarı” ve “Kürd edebiyatçısı” meselesi üzerine bir hayli tartışıldı ve hala da tartışılıyor.

Geçenlerde Şasuwar Herşemi Yaşar Kemal’ın ölümü üzerine yazdığı bir makale de Yaşar Kemal’e ilişkin biz Kuzey Kürdlerin sahip bazı bilgileri veriyordu.. Bilindiği gibi Yaşar Kemal Türkiye’de “başı sıkıştığı” ve “tehlikeleri hissettiği” zaman yurtdışına çıkıyordu. Bu ülkelerden biri de İsveçtir. Yaşar Kemal İsveç’e gittiği zaman oradaki Kürdler tarafından ziyaret edilirdi. Şasuwar Herşemi makalesinde Yaşar Kemal’ı ziyaret ettiği zaman ondan önce Şerko Bêkes ve Omer Şêxmus Yaşar Kemal’i ziyaret etmişlerdi. Bu arada Omer Şêxmus ile Yaşar Kemal’ın arkadaşlığının çok eskilere dayandığını öğreniyor. Omer Şêxmus’un anlatımlarına göre “ geçen yüzyılın 60’lı yıllarında Londra’da öğrenciydim. Londra’da sol kesim her yıl düzenli yürüyüşler örgütlüyorlardı. Biz de bir kaç Kürd Londra’daydık ve Pro-Kürd bir platform olarak yürüyüşlere katılıyorduk. O yürüyüşlere başka halklara mensup sol kesimlerde katılıyordu. Bizim kortejin önünde bir Türk sol grubu yürüyordu. Bizim yürüyüş pankartımızın bir tarafını ben tutuyordum. Türk kortejinden biri ayrılarak bana doğru geldi ve bana ‘siz Kürd musunuz?’ diye sordu ve selamlaştık... Bana isminin Yaşar olduğunu söyledi. Yaşar’ın ruhu Kürdlerle, fikri solcularla birlikteydi.. Aramızdaki kısa bir tartışmada kendisine ya Türklerle yada Kürdlerle birlikte yürüme konusunda karar vermesini istedim... Yaşar tavrını belirledi ve tüm yürüyüş boyunca Kürdlerle yürüdü ve ilişkilerimiz ve dostluğumuz o günden beri devam ediyor.”.....diyor.

Şasuwar Herşemi Yaşar Kemal ile görüştüğü zaman kendisiyle Kürdçe konuştuğunu yazıyor. Dr. Kerim de uçakta Yaşar Kemal ile karşılaşırken kendisi ile İngilizçe konuşmaya çalışıyor. Bu arada Yaşar Kemal Dr. Kerim’e „ Lawo tu Kurdî?” diye soruyor ve Kürdçe konuşmaya başlıyorlar.

Yaşar Kemal 2010 yılında İsveç’te olduğu bir sırada bir radiyoya verdiği söyleşide „ew kesên ji min re dibêjin Kurd nînim ji bo wê Kurdî nanivîsim, kurên Kerê ne. Ez Kurmancî baş dizanim. Ez Kurmancekî çawa me? Ez Kurmanceyekî reş im”

Tûrkçesi „Kürd olmadığımı ve bundan dolayı Kürdçe yazmadığımı söyleyenler eşek oğullarıdır. Ben Kurmanciyi iyi biliyorum. Nasıl bir Kurmancım? Siyah bir Kurmancım“ diyor.

Buradaki „Kurmancê reş” sistem dışı Kurmanc yani „Beyaz Kurmanca“ karşı kullanıyor

Yaşar Kemal Gulan Gazetesine verdiği röportajda „Kürd doğduğunu ve Kürd olarak öleceğini“ ve burada ise kendisini sistem dışı „Kurmancê reş” ilan ediyor.

Yazar kendisini böyle görüyor ve tanımlıyor. Kürdistan Başkanı, Kürdistan Parlamento Başkanı, Kürdistan Başbakanı, Kürd partilerinin politbüro üyeleri, Güney Kürdistan ve Doğu Kürdistan basını ve Kürdistan’ın bu parçalarındaki aydınlar Yaşar Kemal’ı “Büyük Kürd Yazarı ve romancısı” ilan ederken, Kuzey Kürdistan’da bazı kesimler bu görüşü paylaşmıyorlar.

Yaşar Kemal ile ilgili tartışmaların esas olarak yoğunlaştığı nokta “Dil Meselesi” dir. Yazar eserlerini Türkçe yazdığından dolayı “Türk Yazarı” ilan ediliyor.

Eğer bu tezi doğru olarak kabul edersek o zaman eski tarihe bir geri dönüş yaparak Kürd Tarihçilerin babası olarak bildiğimiz Şerefxan Bedlisi’yi Fars tarihçisi ilan etmemiz lazımdır. Şerefxan’ın annesi Safevi aristokratlarından ve babası Kürdtür. Ama, Şerefxan Şerefname’yi Farsça yazmıştır.

Aynı şey Mehemed Ali Awni içinde geçerlidir. M. Ali Awni Mısır Kürdlerinden ve Kürdlüğünün bilincine vardığı zaman geçen yüzyılın başında Kürd ileri gelenleriyle ilişkiye geçiyor.. Şerefname’yi Farsça’dan Arapça’ya çeviriyor ve Kürd tarihi hakkında bir dizi değerli araştırmaya imza atıyor.. Dr. Kemal Mazhar “ Tarih “ adlı eserinde onu “ Kürd Tarihçilerinin Meşhul Askeri “ ilan ediyor. Şimdi M. Ali Awni’yi Arap Tarihçisi mi ilan edeceğiz?

Aslında geçmişte bu konuda yapılan
bazı tartışmalarda "Kürdçe edebiyat" ve "Kürd edebiyatı" diye
bir ayırım yapılmıştı.
Başka dillerde Kürd kökenli yazarların verdiği eserlerde
Kürd edebiyatı çerçevesinde ele alınmıştı.

Bir örnek: Selim Bereket.
Aktüel durumda Arapça'yı en iyi kullanan bir kaç
yazardan biridir.
Bunu Arap eleştirmenleride kabul ediyor.
Bizim Kürdlerin bir kesimi onun eserlerini Kürd
literatüründen saymazlar..
Bir kaç yıl önce Arapça yazdığı bir Romanı Arap Yazarlar Birliği
tarafından "Arap Romanı" olarak kabul edilmedi.
Selim Beraket iki cephe arasında kalmış.
Ayrıca Selim Bereket'in kendi ulusal kimliği konusunda bir sorunu yok.
O, her tarafta Kürd olduğunu ve "Kürdlüğü ile gurur duyduğunu" söyleyen biri.
Arapça yazan, Arapça düşünen ve eserlerini veren Selim Bereket'in
son eseri niçin "Arap romanı" çerçevesinde değerlendirilmedi?
Ayrıca o romandan dolayı Berekete hakarete varan suçlamalar vardı(Araplarca)

Çünkü, romanın kurgusu ve kahramanları Kürdleri temel almış ve Kürdlerden oluşmuştu..

Aynı şey Abdulmecid Lutfi, Ali Eşref Derweşyan, Dr. Nuri Dersimi ve daha başka bir yazar için de geçerlidir.

Sevgili İsmail Beşikçi Hoca belli bir dönem önce kaleme aldığı “Ev Jin û Mêrê bi Maske” adlı makalesinde özetlemek gerekirse „Kürdçe yazanların yazdıkları Kürd Edebiyatına ve Türkçe yazanların yazdıkları Türk Edebiyatına girer“ diyerek bir genelleme yaptı.. İsmail Hoca sadece bu tespitini „Kürd ve Türk Edebiyatı“ ile sınırlamıyor. Almanca yazan Franz Kafka’yı Alman Edebiyatına,
İrlandalı yazarlar Samuel Beckett (1906-1989), James Joyce (1882-1941) İrlanda değil İngiliz edebiyatı çevresinde yer alırlar, diyor. İsmail Hoca başka ülkelere ilişkin yazan Pearl Buck, Edward Morgan Forster, Karl May gibi yazarları da örnek olarak getiriyor. Bu son 3 yazarın yazdıkları konusunda sorun yok.. Sırasıyla Amerikan, İngiliz ve Alman vatandaşı olan son 3 yazar kim ve hangi ülke hakkında yazarlarsa yazsınlar geldikleri milletlere ait yazarlardır.

İsmail Hoca „Edebiyat“ terimini hangi anlamda kullandığını bilmiyorum.. Ama bu kavrama ilişkin bir dizi tartışmalar oldu ve sınırlar bir hayli ileriye çekildi. İsmail Hoca’nın makalesinde bu yazarların hangi milletin yada ülkenin yazarları olduğunu söylememiyor..

Fakat, bildiğimiz bir şey var, her ne kadar Joyce ve Beckett İngilizce eserlerini yazdılarsada İrlandalıların „Ulusal Sembolleri“ olarak „İrlanda Yazarları“ olarak kabul görüyor. Franz Kafka Yahudiler tarafından „Yahudi Yazar“ olarak kabul ediliyor. Çeklerde ona sahip çıkıyorlar.. Kafka yaşamın sonuna doğru İbranice öğrenmeye çalışıyor ve İsrail’e yerleşmek istediğini belgelerden biliyoruz.. Fakat, hastalanınca planı suya düşüyor. ( Yaşar Kemal’in de son isteklerinden biri Güney Kürdistan’ı ziyaret etmekti… Bu konuda tüm hazırlıklar yapılmışken Yaşar Kemal hastalanıyor.)

Sonuç olarak sömürgeciler sadece Kürdleri fiziki jenoside tabi tutmadılar, aynı zamanda dil ve kültürel jenosid yaptılar. Kürdler bu tartışmaları yürütürken Kürdlerin yaşadığı süreci göz önüne alarak daha dikkatlı olmalılar. Pekala Almanca, İngilizce, Fransızca, Türkçe, Farsça ve Arapça eser veren „Kürd Yazarı yada yazarları“ tabirini yerleştirebiliriz. Tahar Ben Jelloun tüm eserlerini Fransızca yazmıştır ve „Faslı Yazar“ olarak biliniyor.

Şîroveyeke nû binivisêne

Plain text

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.