Direkt zum Inhalt
Submitted by Anonymous (nicht überprüft) on 1 Juni 2008

Kiminle kardeşiz ve Kimler Dostumuz

TC devleti uzun bir süredir hem siyasal ve hem ekonomik çöküntü içindedir. Bu çöküntü öyle bir derinlik kazanmışki, artık bu çöküntüyü birebir yaşayan aktörler negatitv agressivite, paranoya ve sizofrenik bir konuma düşmüşlerdir. Öyleki uluslararası piskolojik hastalıklar kataloğu ICD 10 de bulunan beli başlı hastalıkların hepsini bunlarda symtom olarak var olduğunu söyliyebiliriz. Bunlar oraya buraya saldırmaya başlamışlardır. Karşılıklı saldırılar, komplolar, entriklar, çetler ve bunlardan kaynaklanan olumsuz, dayanılmaz piskolojik bozukluklar halkı derinden rahatsız etmektedir. Ancak bu aggrssiv davarnış bozuklukları salt halkı rahatsız etmekle kalmamış, aksine halka ölümcül saldırılarıda beraberinden getirmiştir. Öteden beri Tc devleti ve bu devletin bir parçası olan iktidarı, ştıkçada Kürt halkına saldırgan bir tavır almış, başta seçilmiş Kürt vekilleri olamak üzere, tüm sivil kurumlarına saldırgan tavır içine girmiştir. Ancak en göze çarpan ise Medya destekli Kürtleri aşağılayıcı ve rendice edici faşist-ırkçı söylemler olmaktadır. „Rüyasında savaş kahramanı kesilen, savaş pilotloğuna soyunan“ Ertuğrul Özkök biraralar öyle ileri gidiyordu ki, „artık türk uçaklarının Hewler, Süleymanye üzerinde uçup bir kaç bomba bırakarak Kürtlerin rüyasını kabusa çevirmelerini“ istiyordu. Kendilerini düne kadar „demokrat“ kisvesi altında sunan savaçı „gazeteciler“ adeta birbirleri ile yarışırcasına türk ordusunun Güney Kürdistanı işgal etmesini ve Kürtlere „haadlerini bildirmesini“ istiyorlardı. Türk ordusu ilk önce savaş uçakları ile ve daha sonrada sınırı karadan gecerek Kürdistanı bombaladı, tahrip etti ve başta siviller olmak üzere gerilaya zaiyat verdi. İki gerilada hayatıını kaybetse, bir gerilada yaralansa insanlık ve en önemliside Kürtler için bir yaiyattır. Ancak türk ordusu Kürtleri salt bügün katl etmediki... Türk devleti Kirli savaşı öteden beri yürütüyor. PKK, KCK ve Kongra Gel ateşkes ilan ettikten sonra da onlar saldırdı. Vurdular, kann döktüler. Bugünden itibaren türk devletini Kürtler boyutunda tartışmanın bir anlamı yok. O devlet düşman bir devlettir ve öyle görülerek, kendisiyle mücadele edilmelidir. Ancak ABD ve Ab'nin bu savaştaki rolü de iyi değerlendirilmelidir. Neden herşeye „maydanoz „ olan ve Çindeki insan halkarından tutunda, Rusyadaki Putin iktidarına kadar „İnsan hakları savunuculuğu “ palavralarıyla onları sorgulamak isteyen Avrupa devletleri, bugün kendi kurumlarına üye olmak isteyen bir devletin , yani ırkçı-faşsit soykırımcı türk devletinin saldırılarını gözardı etmektedir? Nasıl bir strateji izlemektedirler? Avrupa Komusiyonu neden sesiz?, Yeşiller ve sosyalistler nerdeler? Cohn Bendit bey nerde? Laghandjık nerde? Türk bir bayanla evlendikten sonra, bir türke aşık Calaudia Roth gibi türk devletinin lobiciliğinemi soyundu? Cem Özdemir nerde? Türk olduğunu mu keşfetti? Biz aslında cevabı biliyoruz. Ancak Kürtler çok açık ve net onlara „bizi düşman göreni bizde düşman göreceğiz“ demelidir.
Bugün itibarıyla basta ABD olmak üzere, AB, Kürtlere dost olduklarını göstermelidirler. Yok eğer öyle bir neden görmüyorlarsa, Kürtler onlara, onları tarihten gelen derin düşmanları olarak gördüğünü söylemelidir. Kosova için ordu gönderen, Kosova'nın bağımsızlığı için çırpınan ABD ve AB; üzerindeki topraklarda binlerce senedir yaşayan 40 milliyonluk Kürt halkını görmezden gelmez ve gelmemelidir. Kendi işçi sınıfını aşağılayan, ayak takmı diye hor gören ve dünyada eşi benzeri görülmemiş bir iğrençlikle haklarını kısıtlayan, bir Mayıs da soklarda kendi işçisini gaz bombalarıyla döven Ceberrut devletin iktidarını destekleme, bu iktidarı dsemokrat gçösterme ve savunma hakları yoktur. Buna kalkışmak ise emeperyalizmin alçaklığıdır. Almanya devleti öteden beri bunu yapıyor. Kürtlerin siyasetçilerini tutukluyor, evlerini basıyor, Gazetelerini yasaklıyor ve hatta sıradan Kürt insanını salt sindirmek adına sürekli baskı altında tutmnaya çalışıyor. 30 yıldır Almanyada yasayan ve yetişkin cocukları olan bir Kürt insanını Türkiye ye teslim etmek isterken kendi mahkeme tutanaklarına geçen ilginc argümanları; „AKP iktidarının türkiyeyi demokratkleştirdiği ve Kürtlere haklarını verdiği.“dir.

Türkiye boyutuna baktığımızda ise pek farklı bir resimle karşılaşmıyoruz. Orda kendilerine sol deyip, ırkçılığın daniskasını yapıp, kürtlere soykırım uygulamasını isteyen Deniz Baykal, Doğu Perinçek vb.gibilerinden vazgeçtik., ancak kendilerini farklı görüp, ayrıntılara dalan türk solcularında da derin , sarsıcı bir gelişme görmedik. Hep „Kürt-türk kardeşliğinden“ söz ediliyor. Salt bir söylemden öteye gitmeyen „kardeşlik“ kavramını resmi devlet başta olmak üzere, bugün Kürtlere karşı haçlı seferi başlatan Tayyip önderliğindeki AKP'de yapmaktadır. Bari türk ordusunun başı Büyükkanıt açıkça Kürtleri düşman gördüğünü sölemektedirde,bizde kiminle karşı karşıya olduğumuzu fark ediyoruz.

Kürtler artık açıkça, hiç sıkılıp, bükülmeden „bizim kardeşimiz olmak istemeyen bir halkla bizde kardeş olmak istemiyoruz.“ demelidir. Zaten salt duygusal ve relativ olan kavramlarla Kürtler hep kandırılmamışmıydı. Ya „ müslüman din kardeşi veya sol literatüre göre halkların kardeşliği“ her ikiside subjektiv ve içeriği hiçbirzaman türkiye coğrafyasında doldurulmamış ve hatta salt kandırma, yanıltma taktiği olarak kulanılmış kavramlardır.
Bizce ; Kürtler eğer kendi kimlikleri olan önderlerini, gerilasını ve halkını korumayı istiyorlarsa, kendi özlerinin derinliklerine inmeli ve şu soruyu kendilerine sormalıdırlar. Benim hayatımda hiç gerçek bir türk dostum oldu mu? Bana din kardeşlerim hiç yardımcı oldu mu? Sakın, Akın Birdal'ları, İsmail Beşikçileri, Metin Ayçiçekleri, yani tüm gerçek sosyalistleri türk sayamaya kalkmayın. Onlar ve onlar gibileri ne Kürt ve nede türk olabilirler. Onlar salt evrensel kimliğe sahip ve evrensel bir milletin üyeleridirler. Kaldıki biz burdaki türk kavramında etnik kökeni kastetmiyoruz. Bizim kastettiğimiz türkler; tüm „sivil“kurum ve kuruluşlarıyla, bireyleriyle, partileriyle,ordusuyla toptan bir ağızdan ırkçılık ve savaş çığırtkanlığı yapanların tümüne verilmiş isimdir. Biz kollektiv bir suçtan bahs ediyoruz. Bayrak mitingleri düzenleyenler, aydınlara kurşun sıkanlar, kürtlere savaş ilan edenleri kast ediyoruz. Kardeşlik zor günde ispat ister. Oraya buraya savrulamak değil. Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, CHP üyelerini örnek olarak hatırlatayım. Bunlarda yıllarca Kürtlere kardeş dediler ve hatta Doğu Perinçek, Yalçın Küçük Kürt gerilalarının yanına dahi gittiler. Ancak bugün durum başkadır. Halbuki Türk işçi sınıfına saldıran, onu düşman gören zihniyet, Kürtlere saldıran, Kürtleri düşman gören zihniyetin ta kendisidir. Ne yazıkki bu realiteyi türk halkı, işçi sınıfı görmezden gelmektedir.

Ta 1999 da başkanın yakalanıp İmraşıya götürülmesi ardında Özgür Politikada 16 Şubat tarihli bir yazımda „ Sayın Öcalan'nın Roma seyahati ve sonrası; başta türk toplumunun sağcı kesimi olmak üzere, dicileri, CHP, DSP, İP gibi kendilerini „solcu“ diye tarif eden partileri olmak üzere, takındıkları düşmanca tavırları, pratikleri ve DİSK'in de dahil olduğu işçi sendikalrının bu meselede ittifak yapmaları...göstermiştirki, türk toplumu ile Kürt toplumu arasındaki ruhsal birlikteliğin en küçük nüveleri dahi ölmüştür. Yani bu halklar artık „kardeş“ değildir. Bunu söylerken türk toplumunu biçimlendiren ve arkasında halkın yüzde doksanını alan sivil kurumlardan, partilerden, görsel ve yazınsal medya olgusundan yola çıkıyoruz.“(...) Sonuç olarak söyliyebileceğimiz; Kürt ve türk halkları arasında bugün bir kardeşlikten söz edemeyeceğimiz gibi, bu iki halkın tarihsel sosyalizasiyonları irdelendiğinde tüm sosyal, piskolojik ortak nüvlerin yok olduğunu göreceğiz. Biz bunları 8 yıl evel söylerken, bazı türk sol dergileri, yazarları tarafından „Kürt şovenistliğiyle“ suçlanmışız. O günlerden bugüne değin gerek siyasette ve gerekse toplumsal devinimlerde birçok gel-gitler olmuş. Ancak türk cephesinde neyazıkki, toplumu biçimlendiren kurumlarında ırkçılık, düşmanca duygular ve hatta derin kürt düşmanlığı yoğunlaşmıştır: Hatta salt Kürtlere değil, türk olmayan herkese karşı düşmanlık derinlşerek devam etmiş, Hrant Dinkl'ler, Misyonerlikle suçlanan Malatyalı dergi yöneticileri açıkça katl edilmişlerdir. Şemdinli katilleri serbest bırakılırken , türk toplumundaki şizofrenik ırkçı ruh hali sevinç çığlıklarına bürünmüştür. Daha bir kaç gün önce türk Ceza yasasının 301 maddesinde göstermelik değişikliklerle, olduüu gibi korunması dahi fazla bulunmuştur.

Sonuç olarak söylenecek tek şey, umarız Türk işçi sınıfı, ezilenleri Ceberrut devletin bir Mayıs saldırılarından ve rezaletinden dersler çıkarıp, esas kardeşlerinin, dostlarının kimler olduğunu görerek, bir an evel bunlarla daynışma ve ittifak içine girer. Bu dayanışma ve ittifakla oluşacak bir güç; emperyalizmin kirli hesaplarını, işçi düşmanlığını, boşa çıkaracak, şeriatçı teokratik ideolojinin iktidara gelemesini engelleyecek tek temel kuvvett olacaktır.

09.05.2008
Haco ê Resî

Merhaba, sunlari yaziyorsunuz: [i]"Sonuç olarak söylenecek tek şey, umarız Türk işçi sınıfı, ezilenleri Ceberrut devletin bir Mayıs saldırılarından ve rezaletinden dersler çıkarıp, esas kardeşlerinin, dostlarının kimler olduğunu görerek, bir an evel bunlarla daynışma ve ittifak içine girer. Bu dayanışma ve ittifakla oluşacak bir güç; emperyalizmin kirli hesaplarını, işçi düşmanlığını, boşa çıkaracak, şeriatçı teokratik ideolojinin iktidara gelemesini engelleyecek tek temel kuvvett olacaktır."[/i] Bunlari yazmakla halen kendinizi Türklerden bir türlü kurtaramiyorsunuz. Kürdler bir ULUS ve Kürdistan'da bir ÜLKEDIR! Ve bu ülke Türkler, Araplar ve Farslar tarafindan ilhak ve isgal edilmistir. Yapilacak tek sey birliktenligi Kürd sinif ve tabakalari icerisinde aramaktir. Türk iscileri sizin yazdiginiz gibi hic bir zaman imana gelmeyecek Kürd isci sinifiyla birlesmeyecek hata dayanismada bile olmayacaktir. Bunu bir kere bilince cikarmamiz lazim. Yani Türkeler, Araplar ve Farslar Kürdlerin -istisnalar disinda- en azili düsmanlaridir. Bunlar Kürdistan'i kosulsuz terke etmedigi sürece savas bagimsizliga dek devam edecektir. Türklerden medet ummak bosunadir. Saygilar

Bizde emperyalizm diyorsunuz. Hangi emperyalizm, kimin emperyaliz mi kime karsi? Kürdlerin hangi emperyalizmi durdurmaya dünyada yetecek. Dört despot devlet yetmiyor mu? Bize baska düsmnalarda mi gerekli. Eger Kürdseniz, bir düsünün?

Neuen Kommentar schreiben

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.