Direkt zum Inhalt
Submitted by Anonymous (nicht überprüft) on 13 April 2008

"AMERIKAN RÜYASI" ve 11 EYLÜL FACIASI !
***************************************
Dünyada en cok görmek istedigin 3 ülke neresidir diye soranlara derim ki, ABD, Hindistan ve Cin'dir...
Tabii, en cok bu üc ülkeyi görmek istememin ayri ayri sebepleri var...
Nedir derseniz, kisaca erzedeyim efendim...
- ABD'yi; dünyanin yeni ve muhtemelen, Roma Imparatorlugu kadar cok uzun erimli emperyal'i olmasi ve dünyanin bu en “suni(devsirme) toplum ve ülkesini“ “devlet-sistem-toplum ve cografya“ dörtlemi temelinde görüp cözmek ve tüm dünyaya “Amerikan Rüyasi“ diye pompalanan o yalanlar ve “devsirme ahmaklar“ ülkesini görmek icin;

- Hindistan'i; felesefe ve dinler cografyasi olmasi ve hamasetci tarihci bozuntularinin, “yenilmez“ diye lanse ettikleri veBalkanlari, Anadolu ve Ortadogu'yu kana bogan “baba katili“, isgalci-talanci-kan dökücü san-söhret-servet düskünü Makedonyali magaloman homoseksüel Iskender'i, Olive Stone'un “Iskender“ filminde de gördügümüz üzre, onu ve dagli vahsi askerlerini 2300 sene önce, darmadagin edip, Iskender'i, birkac yüz kisilik kuvveti ve savas filleriyle agir yaralayip, canini zor kurtarip kacirtan yerel bir Hint prensinin, günümüzdeki yigit ulusunu görüp kutlamak icin;

- Cin'i ise; “antik filozoflar, buluscular ve ari gibi caliskan insanlar“ diyari bu kadim ülkeye, sayet ABD, Japonya gibi ona da –siviller(!) üzerine- birkac atom veya hidrojen bombasi atmazsa, dünyanin “gelecekteki hâkimi“ olmasi nedeniyle gezip-görmek isterim...

Neyse efendim, asil konumuz bu olmayip, bugün yine Sabah Gazetesinin internet sayfasinda, New York'taki Dünya Ticaret Merkezi ( Ikiz Kuleler'in) 11 Eylül 2001'de, “insider bir komployla“ yikilip, sucun El-Kaide örgütüne atilmasi ve bu bahaneyle Afganistan'in isgal sürecinin baslatildigi Ikiz Kuleler'in 64 karelik tüyler ürpertici yikim fotograflari ve hele o binlerce komplo kurbaninin, yüzlerce metre yukarida pencere önlerine yigilip, korku, panik icerisinde, cankurtaran helikopterlerini dakikalarca bos yere beklemeleri, o pervaneli ugursuz makinalar gelmeyince, yanip kavrulmaktansa kendilerini yüzlerce metre asagiya atma (!) sahneleri hepimizi soke eden sahnelerdir...

Hatta, o lanetli günün ertesi günü cikan bazi gazeteler, korkunc bir korku, $ok ve panik icerindeki o insanlardan kurtulan bazilarinin, o an aktör Bruce Willis'in gelip kendilerini kurtaracagi ümidini tasidiklarini yazmalari, zavalli Amerikalilarin beyinlerinin Bruce Willis'lerin oynadiklari suni/sanal kahramanlarla, Rambo'lar, Terminatörler, Matrix'lerle doldurulmus/ bicimlendirilmis oldugunun cok aci ve ibretlik örnegidir..!
Neyse, sözünü ettigim o pencere önüne ü$ü$müs caresiz insanlari gösteren fotograf karesini tekrar görünce, beynimizin “buluslar, cözümler“ bölümü bana otamatik olarak, o binalarda deprem ve yangin felaketlerine karsi, $öyle bir nacizane care ve cözüm düsündürttü:

Bundan sonra 10-15 kattan yüksek gökdelenlerin sahiplerine, her kattta yasayan veya calisan insan sayisi kadar parasüt ve buna ek olarak, o binalarin tepesinde bir “cankurtaran helikopteri“ bulundurma mecburiyeti getirilsin...
Ne dersiniz ?
Para ve mal, candan daha mi kiymetli...?!

Bendenizin bu fikrini fazla ucuk bulan “âllameler“, lütfen baska cözüm ve care ve cözümler getirsinler de görelim...
* * *

A.ZERDOST
13.4.8
----------------
Not: Konumuzla ve billhasa Amerikan sinemasiyla indirekt bagintisi hasebiyle, Kürt politikerler icin ilginc bir site:
http://eurasiaforum.de/showthread.php?tid=97

Hindistan'i; felesefe ve dinler cografyasi olmasi ve hamasetci tarihci bozuntularinin, “yenilmez“ diye lanse ettikleri veBalkanlari, Anadolu ve Ortadogu'yu kana bogan “baba katili“, isgalci-talanci-kan dökücü san-söhret-servet düskünü Makedonyali megaloman, homoseksüel Iskender'i, Olive Stone'un “Iskender“ filminde de gördügümüz üzre, onu ve dagli vahsi askerlerini 2300 sene önce, sadece birkac yüz kisilik kuvveti ve savas filleriyle darmadagin edip, Iskender'i, agir yaralayip, canini zor kurtarip kacirtan yerel bir Hint prensinin, günümüzdeki yigit ulusunu görüp kutlamak icin;

Bundan sonra 10-15 kattan yüksek gökdelenlerin sahiplerine, her kattta yasayan veya calisan insan sayisi kadar parasüt, distan yangin merdiveni ve buna ek olarak- mümkünse- o binalarin tepesinde veya yakinlarda bir “cankurtaran helikopteri“ bulundurma mecburiyeti getirilsin...

ilahi AZ klavye hatasi nedir ki Stonu taniyanlar zaten senin oliver yazacakken olive yazdigini hizla dusunup muhtemelen oliver larak okudu o isimi. ancak sendeki abd malumati-onyargisi ile cin munecimligi hususunda satirlarindaki o KESINLIGIN sactigi metodik hatalar hususunda da ayni hizda kendi hatanin avcisi olabilme ihtimalini arar kurdistan. bulursa huzura erer kurdistan hurmetler BB

Neuen Kommentar schreiben

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.