Direkt zum Inhalt
Submitted by Anonymous (nicht überprüft) on 20 December 2008

Bawer'in benim bir kısa notumu foruma aktarmasının altına "madrabazlık" notu düşmüşsün.

Şimdi ben sana madrabazı anlatayım bir dinle.

ABD, Irak işgali dönemide tecavüz suçları işledimi?

İşledi?

Ayrım gözetmeksizin yaşlı, kadın, sivil katlettimi?

Etti.

Bu bütün uygar dünyada infial uyandırdımı?

Uyandırdı.

Niçin sesin çıkmadı?

Çıkarına uygun olduğu için değilmi?

ABD'nin Irak'a girdiği günden beri katledilen insan sayısı 150 binin üzerindedir. Burada arap, BAAS, köktenci v.s. değil insan ölülerini konuşuyoruz.

Sen de konuşabilirmisin?

Yada bu insanların kürtten, ermeniden farklı bir türe mensup olduklarını söyleyebilecek birileri bulunabilirmi?

İnsan!

Evet insanı haklarıyla birlikte ve bu hakların en başlıcası olan yaşama hakkıyla ele almanın gereklerini konuşuyoruz.

Konuşamazsın. Konuşmaya kalkarsan insan hakları bağlamındaki suskunluğunu bir suratına çarparım susar kalırsın. Niçin senden farklı düşünenlere bu denli küçümseyici ve sekter davranıyorsun anlayamıyorum. Bir konu hakkında yeterli bilgin olmayışı seni o konuyla ilgili olarak neden bu denli agressif yapıyor anlayabilmiş değilim. Bilmemek ayıp değilki.

Ermenistan yönetiminin Saddam yönetiminden hiç farkı yok. Benim dikatörler için sivil halk ölsün demeye getirdiğim yok, ancak katillerimizin hukukunun savunulması bir insan hakları sorunu olsa bile bunu hararetli bir şekilde yapmak kürtlere düşmez. Düşer diyenlerin tavrı Saddam'ın idam kararını imzalamam diyen Celal Talabani'nin gösteriş itkili insancıllığının dizeyine düşer.

Ermenistan bir devlet, kürtlerin soykırımlara uğratılmasına tavır aldığını gören varmı?

Diaspora ermenileri İngiltere, Fransa, Amerika'da devlet içinde devlet konumunda. Bugüne kadar kürtlerin haklarını savunmayı bir yana bırak soykırıma uğratılmalarını kınamışlıklarının bir tek ifadesini bulup buraya aktaracak olan varmı?

Van kulilerin Osmanlı'nın günümüzdeki koruculuk örgütlenmesi olarak ermenilerden teşekkül etmiş bir kurum olduğunu Garo Sasuni yazar. Ermenilere teba-ı sadık denmesinin nedeni bu kurumun sadece kürtlere değil ortadoğunun diğer halklarına karşı silahlı bir baskı gücü şeklinde kullanılmış olması nedeniyledir.

Osmanlı Paşası Bedirhan'ın emrine verilen özel muhafız birliği Revanduz'dan Hakkari'ye kadar Moltke'nin yapmadığını, yapamadıklarını yapmıştır. Süryanilerin Osmanlı adına katli, ezdilerin katliamlardan bizar olup Ermenistan'ın (o dönemde devlet değildiler) Rusya kontrolündeki yörelerine ve Çukur Sad-Şirvan-Şadili kürtlerinin arasına sığınmaları o dönemde gerçekleşmiştir.

1850 yılına kadar Osmanlı-Alman ittifakı kürtlere soykırımlar zinciri gerçekleştiriken ön safta ermeniler vardı. Buna rağmen Kürdistan'da türk nüfus yoktu. Türklerin kürt mireliklerini tasfiyesinden sonra böldege ilk defa yerleştirmeye başladığı idari kurumlarına dayanak olacak türk nüfuz ancak bu dönemden sonra başlatılabildi.

Nasılmı?

1840'ların sonunda Osmanlı'nın kolonileştirme eylemine karşı çıkıp asker ve vergi vermeyi reddeden Akçadağ kürtleri diğer yöreler gibi ayaklandılar. Üzerlerine gelen Osmanlı güçlerini iki kez yenilgiye uğratan kürtler seferber edilen ermenler tarafından yenilgiye uğratıldılar. Malatya, Afşin, Maraş, Gürün, Darende, Sürgü, Besni, Arapkir ilk defa bu şekilde türk nüfusun akınına uğradı daha sonra Harput'a kadar uzanacak ve tüm Harput ovasını ele geçirecekti.

Osmanlı'nın Almanya ile birlikte Kürdistan'ı işgal etmesi ve ardından ilk defa sömrüge statüsünden bile geri bir statüye düşürerek iç sömürge bile denemeyecek bir şekilde ilhakı Ruslarda tedirginlik yarattı. Ruslar 1820 Rus-İran savaşı sonunda üçüncü ilhakçı güç olarak ellerinde bulundurdukları Ermenistan parçasının avantajlarını da kullanmak suretiyle kendileri gibi ortodoks olan ermenileri daha yoğun şekilde manipule etmeye etmeye başladılar. Ermenilerin rus yanlısı tutum takınmaları "talihin dönmesine", ermenilerin Osmanlı ile Almanya yanındaki ayrıcalıklı ve özgün posziyonunun değişmesine neden oldu. Ardından 1855 Zeytun direnmesi ve 1877 Osmanlı-Rus harbi öncesi ermeni direnişleri ve kırımları yaşandı.

1890'larda kurulan Hamidiye Alayları, Van Kuli örgütlenmesini yerine ikame olundu. Ancak hamidiyelere hiç bir zaman top gibi ağır silahlar verilmedi. Van Kuli'ler aynı zamanda ağır topçu birliklerine sahip düzenli askeri örgütlenmeye sahiptiler. Hamidiyeler ise hafif süvari alayları olarak örgütlendiler.

Kendi bilgisizliğini başkalarına madrabaz diyerek suratlarına çarpmamanı tavsiye ederim. Bilmiyorsan git öğren. Kürtlerin ve kürt ermeni ihtilaflarının tarihi geçmişine ilişkin bilgilerin egemenlerin yazdığı tarih bilgileriyle sınırlı. Konuya objektif yaklaşabilecek birikimden yoksunsun. kaldıki kürtler bu konuda taraftırlar. Ülkelerini önemli bir bölümü ermenilere tarafından yutulmuş durumda. Ermensitan'da BAAS-Kemalist uygulamalara taş çıkarttırır baskı türleriyle cendereye alınış vaziyetteler. Madrabaz diyeceğine benim aşağıya aktardığım eski bir yazımın hiç değilse bir paragrafı ölçeğinde düşünce açıklayarak altına imzanı at ve duvara as. Gören de maşşallah desin.

Kelbajar çoklarına batar oldu, Mirov kelimesini bir kez olsun yazamayanlar ermenilere payanda olma madrabazlığını kimsey kaptırmaz hale geldiler. Kürt milletinin hukukunu, varlığı bunlar savunacak yada savunulmasını millete öğretecek?

Ört ki ölem..

Ben söylediğimi yaptım. Google aramaya benim adım yazıldığında en başta aşağıya aktardığım makale çıkıyor. Dünyaya ilanattır. Madrabaz suçlamasına hatta edepsizliğine sığınarak düşünce adamlığı yada soykırım karşıtlığı yaptığını sananlara ilanen duyurulur.

Sayin Hek! Sizce Ermeniler neden 90 yil önce yasanmis olaylarin sürekli gündemde tutulmasini istiyor ?Neden bu konuda sürekli lobi calismalari veya benzeri seyler yapiyorlar ?Yasanmis acilar vardir ama amaclari sirf bu acilar sebebiyle canlari yandigi icin mi bu konuyu gündemde tutmak? Peki , daha öncede belirtildigi gibi o dönemde Kürtlere ait resmi bir organizasyon,devlet...vs. olmadigina göre neden Kürtler bu ise bulastirilmak isteniyor. Ittihatcilar tarafindan müthis bir plan dahilinde yapilan bu nahos katliam´da kullanilan bazi Kürtler sebebiyle , Kürtlerin taraf gösterilmesi ne sebeple olabilir ? Burda siyaset devreye girmiyor mu ? Ermeni tarafi bu katliami yani yasanmis bu aciyi kendi lehine dönüstürmek istiyor yani zamanla toprak talebine varma ihtimali olan bir sürec bu , Türk tarafida bu yüzden ayagini sürüyor.Türk tarafi o dönemde yasananlarin bir savas oldugu oldugu yönünde veya benzeri tezler sunmakta. Türk tarafi bu durumdan kurtulabilmek icin farkli yöntemler kullanmakta son zamanlarda hayat bulan bir tezde ,bu katliamin aslinda Kürtler tarafindan yapildigina dair . Eger bu tezi tutturabilirlerse belkide isin icinden siyrilabileceklerini düsünüyorlar.Kisacasi 1915´te kullandiklari Kürtleri dönemimizdede acaba kullanabilirmiyiz ,diye düsünüyorlar. O dönemde resmi bir statüye sahip olmayan ve Kürtler tarafindan planlanmayan bu katliamin Kürtlere, Kürtlerin halisane niyetleri kullanilarak tabiri caizse yikilmasi cok mantikli degil . Ermeniler dahi gecmisteki yasanmis katliami siyasi manada kendi lehlerine kullanmak icin bir argüman haline getirmisken , bizim tutup bu ise sadece insan haklari boyutunda bakmamiz , bizi taraf olmadigimiz halde(Yukarda sebeplerini saydim) taraf haline getirir dolayisiyla buda bize zarar verir. Hem gelecekte hemde günümüzde, onun icin adim atarken neyi ,neden,nicin...yaptigimizi bilmemiz gerekiyor .Halk veya devlet(Ulus devlet olmasi gerekmez) cikarlarinda is insan haklarina veya duygulara kalmiyor. Eger öyle olmamis olsaydi , halepce katliami , Kurdistan´i Sor katliami , Dersim katliam´i...ve belki onlarca Kürt katliami su an hak ettikleri sekilde dünyaca lanetlenmis olurdu. Siyasi olaylara bu bakis acisiyla bakarsak sanirim daha verimli olur. Kisacasi planlayan ve uygulamaya sokan biz degiliz , sadece masa olarak kullanilan bir kisim insan var o dönemde.Bu sebeple muhattap biz degiliz ve kendimizi muhattap pozisyonunada sokmamaliyiz . Isin insani veya duygusal boyutuna baktigimizda ise elbetteki insani degerlere sahip olan , psikopatik hastaliklara sahip olmayan herkes katliamlari , bebeklerin öldürülmesini, kadinlarin tecavüze ugramasini...nefret ile kinar.

Anonymous (nicht überprüft)

Sa, 12/20/2008 - 11:52

In reply to by Anonymous (nicht überprüft)

Peki öyleyse hem kendim, hem dedem, hem de halkım yönünden... Gönderen: Mancel (IP Kaydedildi) Tarih: 20 December, 2008 03:13 Merhaba, Konuyu özele indiriyor, duygusal boyutlarını öne çıkarıyorsunuz bu yazıda. Belki ben genele fazla vurgu yaptığım için siz de özele ve duyguya vurgu yapma gereği duydunuz beni cevaplarken. O yönden yani kişisel veya ailesel olarak bir rahatsızlığım yok, tersine benim için ele almak avantajlı bile, Ermenilerle de içli dışlı büyüdüm, hem de onları Ermeni olarak tanıyıp, kabul ederek, halen de bayramlarına, seyranlarına, yaslarına, onlar da bizimkilere gideriz, birbirimize amca-yeğen falan diye hitap ederiz. Anılarını da çocuklarına anlatır gibi anlattılar ve dinledim, dolu dolu gözyaşları döktüm. Fakat benim fokusum o değil. Yazımda belirttim benim için önemle açımlanması, anlaşılması gerekenleri. Onların net görüldüğünü zannetmiyorum (PS. her ne kadar sizin mesajinıza yanıt idiyse de, kastedilen bu tartışmaların ve daha önce de farklı Kürd sitelerindeki benzer tartışmaların geneliydi, umarım kişisel anlaşılmamıştır) Yine de madem bu kadar ısrarla ve de duyguyla soruyorsunuz, şöyle diyeyim. Ben dar anlamda (ki zaten bunu söylemeye çalıştım, bu devasa sorun dar anlama alındı mı sapla saman karışır bu aşamada) ailemin veya sizin deyiminizle dedemin yaptıklarının sorumluluğundan kaçmam, rolleri olmadığı için de kimseden özür mözür dilemem. Dilersem onlara hakaret, mağdurlara haksızlık, zalimlere kıyak çekmiş olurum. Olunca da dilerim. Şimdi asıl olması gereken yere, genele gelelim. Yani bir halk olarak, bir ulus olarak Kürdlerin özür dilemesine, ya da bu halkın, bu ulusun bir mensubu olmaktan dolayı benim özür dilemem gerekir mi sorusuna. 1) Bu soykırım Kürd halkının projesi değildir. 2) Kürd halkı o tarihte ulus değildir. 3) O proje uygulamaya sokulurken, Kürd halkının ortak bir iradesi, bu iradenin temsil edildiği bir kurum veya örgüt yoktur. 4) Kürd halkı, Kürd halkı olarak ortak bir tutum alarak jenosidin karşısına dikilmemiştir. Tıpkı ortak bir tutumla kendisine yapılan zulümlere karşı çıkmaması gibi. Ama ortak bir tutumla Ermeni halkına da yönelmemiş ve yine ortak bir tutum veya çoğunlukla ya da bir eğilim olarak o yapılanları da olumlamamıştır. işin genelinde Kürd halkı katılmamıştır jenoside. Bireysel, ailesel, aşiretsel, yöresel olarak farklı tavırlar gelişmiş, bu farklı tavırlar içinde benim kanım çoğunluk uzak durmuş, bazıları aktif veya pasif olarak onlari korumaya çalışırken, bazıları da saldırıya katılmıştır. Mesela çocukluğumun geçtiği yörede ezici çoğunluk onları korumaya çalışmış, bir mahallenin tümü bir aşiret reisi tarafìndan kurtarılmıştır. Ermenilerin kinlenmesi falan bunlar kapsamlı incelenmesi gereken şeylerdir. Çünkü Kürdlerin de kinlenmesi vardır. Îsa - Muhammed'den başlar başka binbir faktör girer devreye, onların jenoside tabii tutulup bölgeden koparılması, Kürdlerin halk olarak orada varlığını korumasi da faktörlerden biri elbette. Yüzyıllarca aynı bölgede içiçe yaşayıp ta kız alıp vermeyen iki halk ne de olsa. Ancak ille de Kürdlerin onlara soykırım uyguladığı anlamına gelmez. Ben Kürd milletinin ortak iradesinin eylemlerinden o milletin mensubu olarak sorumluluk kabul ederim, yoksa her Kürdün bireysel, ailevi hatta aşiretsel eylemi beni bağlamaz. Akdi takdirde Dirêj Ali'nin yaptıkları da beni bağlar, Bucakların da, sonu gelmez bunun, anlamı da yok. Ermenilerin dün oturdukları yerde Kürdler dün de oturuyorlardı, ancak bugün Ermeniler yok onlar yine oturuyorlar, dolayısıyla daha fazla oturuyorlar. Sebebi jenosid projesinde, Küzey Kürdistan dahil Osmanlı Bakiyesi bölgenin Ermenisizleştirilmesi, yani Hıristiyansızlaştırılması veya Müslümanlaştırılması. Orada Kürdün fiziken kalabilmesi Müslüman olmasından dolayıdır, Kürd olmasından, Kürd - Osmanlı (Ittihak Teraki, Jön Türkler) ittifakından dolayı değil. Nitekim sonradan Müslümanlığı daha da koyulaştırılıp, Kürdlüğü yokedilmeye çalışıldı. Dolayısıyla Kürdlerin kendileri de o kökten gelen jenosid planının nesnesi, Kürdlükte ısrar etmezse beyaz anlamda, ettiği yerde kırmızı anlamda. Ben Kürd rolü diye bir tanımlamayı doğru bulmuyorum, islam esprisiyle gaza getirilen, alet olan veya zaten devletin askeri olanlar, yine menfaati için bireysel olarak bir şeyler yapmış olanlar, vb. bunlara Kürd rolü tanımlaması yapmamak gerekir, çünkü ortada olumlu veya olumsuz bu işe karşı ortak bir tavır alan, en azından Kürdlerin kapsamlı bir kesimince desteklenen bir Kürd iradesi yok. Sonuç olarak hepimiz benzer kaygılarla yola çıkıyor, ancak bu aşamada herkesin vurgulama da önem sırası farklılaşıyor gibi geliyor bana, bu da aslında bir avantaja da dönüşebilir, tartışmayı geliştirmek açısından, ancak bir yana fazla vurgu yaparken, çubuğu aşırı bükerek kırmamaya da özen göstermek gerekir. Selamlar saygılar Mancel

Neuen Kommentar schreiben

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.