Direkt zum Inhalt

HAYDI SIKIYSA AÇMA / Mevlüt Akarca

Türkiye, peşmergelerin türkiyenin işgali altındaki kuzey Kürdistandan geçerek Kobaniye ulaşmaları için bir koridor oluşturmayı kabul etti. Bunu önce kürd basını duyurdu sonrada türklerin dışişleri bakanı açıkladı.

Ben buna ne zaman peşmerge konvoy halinden geçer ve gözlerimle görürsem inanırım aksi taktirde kimse kusura bakmasın hem kuzeyde hemde güneyde, türkiyeyi temize çıkarıp kürdlere şirin gösetermek isteyen kürdler mevcut, hemde epeyce. Çünkü bu son dönemde bir sürü yalan yanlış beyan yayınlandı.
Şayet bu doğruysa:
Bu konuda denecek şey şu. Ey türkiye sıkıysa koridoru açma, hele dünyanın kaç bucak olduğunu göresin. Ellerin mahkum.
Ben yıllarca kürdtçede yalancı ve atmasyoncular, bol keseden atıp tutanlar için kullanılan “tırek“ kelimesiyle, kürdçede türklere denilen “tırık“ yada “tırk“ kelimeleri arasında bir bağlantının olduğuna hep inandım. Türklerin uluslararası politikalarında yada güncel olaylarda takındıkları tavırlara ve söylediklari sözlere bakınca tam da bir tırekliğin olduğu hemen görülür. Kendilerinden ve boylarından büyük sözler söylerler, kaldıramayacakları ve olmayacak söylemlerde bulunurlar, bolkeseden atar tutarlar. Ve birileri başlarına çuvalı geçirip, ya burunlarına yumruğu yada kıçlarına tekmeyi atınca da tükürdüklerini yalar, saçtıklarını toplamaktan zorlanır ve kıvrırmaya başlarlar. Hele bu birileri Amerika ise, birde çukurlaşırlarki sorma gitsin.
Bu gün gene türklerin bir tırekliğiyle karşı karşıyayız.
Hiçkimse bu son hikayeyi türklerin kürdlere bir yardımı yada türkün kürtle dostluğu olarak görmemeli. Türklerle kürdlerin dosluğu mümkün deyil. Türkler hiç bir zaman kürdlere yardım etmediler. Etmezlerde.
Türkler yeminli kürd düşmanıdırlar. Eğer bu son düşmanlıklarını unutursak bizden daha şerefsizi yoktur demektir.
Hem IŞİD terör örgütünü organize etti, onu eğitti, ona silah ve insan sağladı, top ve tank verdi. askerini verdi ve kürdlere saldırtı. Hemde Kobaniyi kuzeyden kuşatarak onu çaresiz bıraktı tüm yardım imkanları ve yollarını kapattı. Elinden geleni arkasına koymadı, fazlasını yaptı. Kürdlerin bir katliyam yaşaması için iki ay boyunca bekledi uluslararası antlaşmaları hiçe saydı, suç işledi ve gece gündüz Kobaninin düşmesi için dua etti. Hemde kürdlerin uluslararası yardım almasını engeledi.
Ama kürdler kahramanca direndinler ve Kobani düşmedi.
Bu türkiye ve bu tük milleti nasıl kürdlerin dostu olur? Bu mümkünmü? Türklerin kapı kulu ve memuru vede uşağı olmayan bir kürd; türklerin bu yaptıklarını unutur ve bu düşmanlığı görmezden gelebilirmi?
Peki ne olduda türkler koridor açacağız diye alel acele açıklama yaptılar? Kürd düşmanı türkleri bu karara zorlayan nedir?
Hiç kimse türklerin kendi rızalarıyla ve isteyerek bu koridoru açacaklarını sanmasın. Buna ancak aptalar inanır.
Türkiye bir yardım koridoru açmak zorunda kaldı.
Buna mecbur edildi.
Böylece türkiye kendisini kurtarma hamlerine başladı.
Türkiyenin bu son trekliğinin nedenlerine gelince. Sadece son bir haftada olanlara bakarsak:
Türkiyenin IŞİD ile olan ilişkileri artık bir sır değil, delileri ve kanıtlarıyla ortada duran bir suç boyutundadır. Tüm dünya türkiyenin bu kirli ilişkilerine şahittir. Yani BM ve NATO nun terrorist olarak tanımladığı, dünya ve bölge için en böyük tehlike olarak kabul görülen, BM nin desteğiyle NATO nun filli savaş ilan ettiği IŞİD ile içiçe olan bir türkiyenin uluslararası konumu ve durduğu yer neresidir?
Türkiye sadece IŞİD i deskelemle kalmıyor. Onu sahipleniyor da. Hatta tüm dünyayı ve kendisininde bir üyesi olduğu NATO yu da karşısına alıyor. Türkiyenin dünyadan tecrit olduğunu görmemek mümkünmü?
Türkiye sadece IŞİD i deskelemle kalmıyor, IŞİD de katliyamlar yaptırıyor ve işidin eliyle Kürdleri boğmayı yoketmeyi deniyor. En azında onların devletleşmelerini engelemek istiyor.
Yani katliyam ve teörle insanlık suçu işliyor.
Tüm bunları yapmakla kendisinin de altına imza attığı uluslararası yasaları çiğniyor.
Bir NATO üyesi olarak NATO nun yasalarını hiçe sayıyor. Nato ile birlikte IŞİD e karşı savaşması gerekiyorken. Tam tersini yapıyor. NATO nun ona sağladığı silahları teroristlere veriyor kendi sınırlarını teroristelerin geçişlerine sonuna kadar açıyor. NATO ya ise kendi topraklarını ve hava sahasını kapatıyor.
Tüm dünya kamoyunda dünya halklarının sevgilisi haline gelmiş mazlum, yiğit ve insanlığın onuru için savaşan Kürd halkının dünyaca nasıl alkışlandığını gördükçe çıldıran türkler; Kürdlere karşı tüm kin nefret ve düşmanlıklarını sergilediler. Böylce dünyada türklerin kürdlere karşı olan kin ve nefretlerine şahit oldu. Artık biz kardeşiz birlikte yaşamak istiyoruz yalanlarına da kimse inanmaz. Kürdle ile türklerin ortak çıkarlarının olmadığını da herkes gördü.
Hani türkler yıllarca dünyaya utanmadan “kürd yoktur“, “kürdler vahşidir“, “kürdler ilkeldir“ propoandaları yapmışlardı(yalanlarını söylemişlerdi). Bu gün dünya Kürdlerin varlığını görmekle kalmayıp Kürd halkının medeniyetine hayran olmuş bir durumdadır. Özelikle de savaşan kürd kadınları dünyada büyük bir ilgi ve sempati kazandılar. Arapların, Türklerin ve IŞİD in tecavüz ve kadın satma pazarları organize etikleri bir dönemde. Dünya kimlerin medeni ve kimlerin vahşi olduğunu da böylece gördü.
Neticede uygar, mazlum, kadınlarına türkler ve araplar gibi hayvan mamelesi yapmayan, kimsenin topraklarında gözü olmayan, kimseye katliyam ve tecavüz uygulamayan, mazlumları ve bölgedeki diğer azınlıkları koruyan; hakları gasp edilmiş yıllarca zulüm ve katliyamlardan geçmiş kendi ülkeleri ve özgürlükleri için kadınlı erkekli top yekün savaşan Kürdler bir tarafta. Kürdlerin arkasında uygar dünya var.
Terorist, faşist, katliyamcı barbar, vahşi, işgalci, tecavüzcü. Araplar, türkler ve onların terorist örgütü IŞİD bir tarafta. Ve tüm yobaz islam alemi de bu insanlık düşmanlarının arkasında.
Bu savaş aslında türkler ile kürdlerin savaşıdır. Bu savaş uygarlığın ilkelliğe karşı olan savaşıdır. Bu savaş insanlığın barbarizme ve vahşiliğe karşı olan bir savaşıdır.
Bu savaşta:
Türkiye uluslararası yasalara göre insanlık suçu işlemiştir.
Türkiyenin terörü ve terörist örgütleri destekleyen bir ülke olduğu kanıtlanmıştır.
Türkiye bir NATO ülkesi olarak sorumluluklarını yerine getirmediği gibi NATO karşıtı cephede yer almıştır. Bu nedenle NATO dan atılması konusu gündeme gelmiştir.
Holanda türkiyenin yargılanması için girişimlerde bulundu.
Türkiye tüm dünya kamoyu önünde NATO ve özelile de ABD ile dalgasını geçti. Onları oyaladadı ve yıllardır yaptığı gibi NATO yu kendi kirli amaçları doğrultusunda kötüye kulanmak istedi(bunu yıllarca yaptı). Her seferinde pazarlık yaptı ve Kürdlerin kellesini istedi.
Türkiye ABD yi dünya kamoyuna rezil etti. ABD ye ben havasahamı size açamayı kabul ediyorum dedi. ABD en yetkili ağızlardan bunu dünya kamoyuna duyordu. Tüm basın ve yayın bunu manşetten verdi. Öğleden sonar türkiye ABD nin yüzüne tükürürcesine bu haberi yalanladı ve havakoridorunu açmadıklarını söyledi. Böylece hem ABD nin karizmasını çizdi, onu dünyanın ve mütefiklerinin karşısında küçük düşürdü, rezil etti ve yalanacı konumuna getirdi. Bu bir tarfatan medya ya ABD yi alay konusu haline getirirken diğer yandan da ABD nin bunun hesabını türkiyeden soracağı yurumları oldu(dünya basınında).
Son bir haftadır NATO ve mütefiklerinin türkiyeye uyguladıkları basıkılar öyle bir boyuta ukaştı ki. Türkiye artık bu baskılara daha fazla dayanamadı. Bundan sonrası ise yaptırımlar, türkiyenin NATO dan atılması ve uluslararası bir mahkemede yargılanması idi.
ABD ile mütefiklerinin en son güney Kürdistan bölgesinden sağlanan silahları Kobaniye havdan ulaştımasıyla da türkiyenin bulunmaz hind kumaşı olmadığını ve türkiyenin yardımı olmadanda kürdlerin yardım alabilecekleri mesaji verildi.
Türkiye artık işin ciddiyetini anlamak zorunda kaldı. Türkiye, türklerin aylardır ellerini ovuşturarak büyük bir zevkle beklediği Kobaninin düşmesinin artık mümkün olmadığını anlamakla kalmadığı gibi. Kendinin çok kötü düşebileğini de hisetti.
Ve her zamanki pişkinliğiyle tırekliği kenara bırakarak dansözlüğe başladı. Şu an türkiye kendisini kurtarmanın çabasındadır. Bu nedenle alel acele yıldırım hızıyla koridoru açtığını söyledi. Böylce bir taraftan tükürdüğünü yalaya dursun, diğer yandanda kuzeyde tezgaha çektiğini sandığı kürdlerde tehlikeye girmiş oldu. Türkler ve türklerin kapı bekçiliğini yapan kürdler istedikleri kadar, kürdlerle türklerin kardeşliğinden ve ortak çıkarlarından dem vursunlar. Artık hiç bir kürd bu ikiyüzlülüğe bu sahtekarlığa inanmaz.
Türkiye Kürdlerin bu manevrayı yutacaklarını sanmasın. Türklerin bu kendisini kurtarma manevrasının kürdler açısında zerre kadar bir değeri yoktur.
Türkiye bununla bizi kandırdığını sanmasın. Bizim için bir anlam taşımıyor. ABD, NATO korkusu ve kuzeyli kürdleri kaybetmten kortuğun için kendini kurtarmaya çalışıyorsun. Yarın bak ben kürdlere yardım ettim koridoru açtım demek için. Hiç bir kürd sana minnet duymaz. Sıkıysa peşmergenin geçişine izin verme de görelim. Ha bu hamle seni kurtarırmı? Sanmıyorum.
Bu arada nedendir bilmem benim kafama hep şu soru takılıyor. Haburdan Kobaniye kadarki yol boyunca; ne bir tane türk yerleşim yeri nede bir tane türk var. Yol boyunca bi iki arap köyünü saymazsak gerisi hep Kürd. Yani toprak kürdlerin ordaki insanlar kürd. Şimdi bu nasıl bir iştir ki kürdler kendi topraklarından geçmek için türklerden izin alıyorlar?
Kürdlerin en büyük sorunu şengal ve kobani değil. Kürdlerin en büyük sorunu bu sorunun cevabıdır.
Bizim ülkemizin bir yerinden başka bir yerine geçmemiz başkalarının iznine bağlıysa; bizim ne özgürlüğümüz nede can güvenliğimiz var demektir.
O başkalarının ülkemizde işleri ne? Asıl mesele bu.
Birde aylarca “kardeş“ türklerin kobaniye kurtarıcı(yani işgalci) olarak girmesi için türklere yalvaran, ve bin maskaralık yapan bazı kürd çevreleri. Peşmergenin kobaniye gitmesinden adeta rahatsızlar ve hatta utanmazlarsa bunu bir işgal olarak görecekler.
YPG de, Peşmergede kürdistan halkının silahlı güçleridirler. Kürdistan halkının silahlı gücü olmak Kürdistanın her karış toprağını savunmakla yükümlü olmak demektir. Hiç bir ordu kendi ülkesinde işgalci deyildir. Eger bir ordu herhangi bir ülkede işgalci ise(TSK nın kuzey kürdistanda olduğu gibi) o ülke o orduya ait deyildir ve o ülke başkalarının ülkesidir demektir.
Peşmergenin Kobanideki direniçilere(savaşçılara) yardıma gitmesi Kobaniye yapılacak askeri yardımın en makulüdür. Bu tüm Kürdler tarafından selamlanmalıdır. Gene bu Kürdün Kürd ile barışmasıdır ulusal birlikler ancak böyle pratik adımlarla oluşur.
Buna karşı gelenler ve bunu hazmedemeyenler olasa olsa kürd düşmanlarıdırlar. Bundan rahatsız olacak biri yurtsever olamaz. Bizim birliğe ihtiyacımız var.
Kürdler iyi bir poziyonda. Bu fırsat bin yılda bir gelmez. Kürdler bu fırsatı kulanıp devletleşmek zorundadırlar. Gerisi fasafisodur. Devlet olursak türklerin terorist örgütleri Kobanilere, Şengallere saldıramayacakları gibi kürdün kürde yardıma gitmeside türkün izniyle olmaz. Böylece çaresizleri oynamayız.

21 Ekim 2014

Neuen Kommentar schreiben

Der Inhalt dieses Feldes wird nicht öffentlich zugänglich angezeigt.
CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.