Direkt zum Inhalt

Kürdistan`in Devletlesme asamasindaki problemleri

Her ulus, ulusallasmadan devletlesmeye geçerken yasadigi sorunlari Kürtler be$ mislisini yasiyorlar. Dört parçaya bölünmüs bir Kürdistan`in ulusal kurtulustan devletlesmeye geçerken yasayacagi problemler, bütün ortadogu sinirlarini degistirecek bir yapiya sahiptir.
Kürdistan`in kültürel ve etnik varligini olusturan Kürt ulusu, devletlesmek için, politik ve jeopolitik bir varlik göstermek zorundadir. Kapitalizden önceki devlet biçimlerinde ulus devlet kavrami ve yapisi yoktu. Çünkü ortak bir dil, kültür ve örf adet paylasimi yoktu. Ancak kapitalizmle beraber ulus devlet kavrami bir cografyada örtü$ürler ve her milletin kendi kaderini tayin etme veya otonomi hakkina sahip olabilecegi fikri, milliyetçi harekete ilham kaynagi olur. Ulus devlet, feodalizden kapitalizme geçis dönemi olan Fransiz Devrimi (1789) sürecinde tarih sahnesine çikmistir. Feodal Monarsiye karsi güçlenen burjuva sinifi, milliyetçi bir akimla, milli egemenlik fikrini savunarak kitlelerin destegini kazanmistir. 19. Yüzyildaki sanayi devrimi, Avrupa`da ögretimin kurumlasmasi, basinin yazili gelisimi, ortak dil, Kültür ve degerlerin gelismesinde büyük katkisi olmustur. Böylece ulus devletin olusumu büyük bir hizla gelismistir.
Bu asama Kürdistan toplumunda çok geç baslamistir. 19. ve 20. Yüzyillardaki ulusal isyanlar, Kürt toplumunda güçlü bir milliyetçi akim olarak çikmamistir. Kapitalizm, Osmanli devletinin ve Iran`in Aprupali kapitalist devletlerle olan ticari anlasmalari sonucu Kürdistan`a girmistir. Kendi iç dimamigiyle gelismemistir. Bu yüzden ulus devlet kavrami Kürt halkinda çok geç baslamistir. Bazi Kürt aydinlarini çikmasi sonucu degistirmemistir. Kürdistan`da kendi pazarina (Kürdistan pazarina) sahip çikacak bir burjuva sinifinin yoklugundan dolayi, milliyetçi bir akimin gelismesi çok yavas olmus ve kitleleri arkasinda sürükleyecek ve ulus devlet kavrami hayata geçirecek bir yapiya sahip olmamistir. Kürdistan tarihine bir göz attigimizda, isyanlarin çoguna burjuva sinifi degilde (olmadigindan dolayi) Feodal beyler, seyhler önderliginde gelismi$tir. Hatta seyh Ubeytullahin nehrinin bagimsiz ve birlesik Kürdistan fikirlerinin oldugu, Aso Zagrosi`nin newroz com`daki yazilarinda ortaya çikmistir.
Özellikle bugün güney Kürdistan`da yasanan Kapitalist sürec ulus devlet kavramini kürt toplumda güçlü kilmistir. Ancak Uluslararasi ticaret iliskileri ve anlasmalari Kapitalizmin serbest ticaret anlasmalarina göre karsilikli çikarlar gözeterek yapilmasi normaldir. Güney Kürdistan`, özellikle Barzanilere karsi yapilan isbirlikçi elestiriler, belli bir propogandayi geçmemekte, temelsiz ve Güneyin toplumsal yapisini ele almadan yapilan elestirilerdir. „Ilkel feodal asiret agasi veya Türkiye devletinin ve Emperyalistlerin isbirlikçisi“ elestirilerinin amaci, Ulus- devlet kavramini bosa çikarmak ve Kürdistan`nin bagimsiz bir devlet olarak ortaya çikmasini engelemektir. Özellikle PKK çevresi ve söven Türk solunun yaptigi bu elestirilerin temeli yoktur.
Neden yoktur?
Çünkü gerek PDK gerekse KYB yillarca savasmis büyük bedeller ödemis ve Kürdistan`da hakimkiyeti olan iki büyük güçtürler. Bunlarin sömürgeci devletlerle olan ticaret anlasmalari Dünya Kapitalist sistemin geregidir. Kapitalizmin temeli, serbest ticarete ve sömürüye dayaniyor. Bunu yapmayan hiçbir devlet, bugünkü ekonomik yapi içinde politik bir güç olarak yasamasi mümkün degildir. Kürdistan`i sömürgelestiren ülkeler ayni zamanda Kürdistan ile sinirlari olan ülkelerdir. Kürtler bunlarla ticaret yapmasi kadar dogal birsey yoktur. Bu, Dünya ve Ortadogu politikasina karsi olan bir durum arzetmiyor. Ister sosyalist veya kapitalist olalim, sorunu anlamak ve dogru te$is koymak zorundayiz. Türkiye`nin, Iran`in veya Suriye`nin, Kürt ulusunun bütün demokratik ve kültürel haklarini gasbetmelerine ragmen, Güneyli Kürtlerin onlarla olan ticareti, Kürt ulusunun nefes almasi için gereklidir. Ancak Güney Kürdistan`da sömürünün, rüsvetin, adam kayirmanin, yagciligin, kismi baskinin oldugu bir gerçektir. Her kapitalist ülkede bunlar vardir. Örnegin bu toplumsal haksizliklara karsi Goran Hareketi ortaya çikti. Ancak Türkiye, Iran, Irak ve Suriye ile karsilasitirildiginda, Kürdistan Federe devletinin, demokratik bir ülke oldugu ortaya çikar. Federe devlet içinde Komunist partiden muhafazakara, liberaleden islamciya ve tüm azinliklara kadar herkes örgütlenebilliyor. Bu demokratik yapi hiçbir sömürgeci ülkede yoktur.
Ancak bu durum, Kürtlerinin gasbedilmis bütün milli ve demokratik haklari için mücadele etmeyecekleri anlamina gelmez. Özellikle KDP`nin kürt mücadelesini PKK gibi yedekleyerek, Kürdistan sorununu sömürgeci devletlerin bir iç sorunu olarak bu sinirlarin içinde hapsetmesi anlamina gelecek bir politikalari varsa, buna karsi çikmak gerekiyor. Birlikte yasanmak isteniyorsa, bu ancak Kürtlerin devlet olma hakkina sahip olmalariyla mümkündür. Bunun disinda bir çözüm diksiz kuyudur. Ergenekoncularin agziyla, „Barzani Emperyalistlerle isbirligi yapiyor“ sloganini söyleyen Kürtler, Türk devletinin amaçlarina hizmet ettiklerini unutuyorlar, veya bilerek hizmet ediyorlar.
01.12.2013

Neuen Kommentar schreiben

Der Inhalt dieses Feldes wird nicht öffentlich zugänglich angezeigt.
CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.