Evet dogru söyledin, bana bir sey yapmadigin halde gelip sizin o küfürlerinize, hakaretlerinize müdahil oldum.
bana ne yaptigini sordugun ve hakaret etmedigini ve hakaretlerini göstermemi istedin.
Git kendi mesajlarini kontrol et... Ne haltlar karistirdigini görürsün.
Haaa benim ilk müdahil oldugum ve o kizginlikla senin aktardigini düsündügüm yaziyi aslinda sen söylemissin...
pisligini bir daha oku ve öyle konus... Bende keramet yok ama senide yeterince taniyorum halis..
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Sevgili Rubar Kardesime:
Gönderen: Alan Lezan (IP Kaydedildi)
Tarih: 12 December, 2008 16:10
Merhaba,
yukarida mahlas konusunda yazdiklarin beni gercekten düsündürdü ve Portekizli sair ve ressam olan Fernando Pessoa (13 Haziran 1888 - 30 Kasım 1935) hatirlatti.
Pessao'nun tam kendi öz ismiyle birlikte 4 baska mahlasi vardi. (Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis, Bernardo Soares) Mahlas degilde sanatci ismi dersek daha dogru olur.
Psydonyme gerek duymanin bir cok nedeni vardir. Örnegin ben Türk olan ismimi sevmiyorum. Onun icin Kürd ismim olan "Alan Lezan"'i kullaniyorum.
Simdi özel yasaminizda sanatci oldugunuz icin (müzik, ressam, yazim) isminizi begenmedigimizden onu degistirerek Anne ve Babaniz tarafindan bize verilen istemedigimiz, sevmedigimiz ismi degil de, kendinize has bir isim takabilirsiniz. Buraya kadar gayet normal.
Fakat bizler demokrasi icin ayaga kalkmis insanlariz. Bir yandan düsünce özgürlügü icin mücadele ediyoruz ama diger yandan düsüncemize sahip cikip, düsüncemizi savunmaktan korkuyoruz. Sence bu bir celiski degil mi?
Tabii ki yazdiklarini pekala iyi anliyorum. Hasan Dogan'in asagidaki yazisinin altina imzami cakmadan önce ülke icerisinde yasayan Demirci Kawa gibi kardeslerimizin mahlasla yazmasinin önemi üzerinde yazacaktim, sonra bu herkesin bilecegi bir istir, onun icin sadece ve sadece düsüncemi yazdim. Türkiye'de, Kürdistan'da bagimsizliktan yana oldugunu söylemek, onun icin propaganda ve ajitasyon yapmak maalesef suc teskil etmektedir. Bu konuda sunu söyleyecegim:
Eger Kürdistan'da bagimsizliktan yana olan herkes kendi kimligiyle düsüncesine sahip cikarsa, yani örnegin DTP'yi secen 2,4 milyon insan ben PKK üyesiyim dese, ne olur acaba? 2.4 milyon insana TC'nin kac tane cezaevi yapmasi lazim, kac kisiyi nerede tutuklamasi lazim? Gandi'nin Hindistan'da Ingliz sömürgecilerine karsi yaptigi ilk eylem onlarin Nüfuz Cüzdani'ni yakmakti. Bizde madem Nufus Cüzdani yakamiyorsak bari ismimizle, cismimizle kim oldugumuzu ne istedigimizi neden heb beraber haykirmiyoruz?
Türkiye, Iran ve Suriye disinda dünyanin her yerinde bagimsizliktan yana olmak suc teskil etmiyor. O zaman biz örnegin diyasporada olanlar neden korkuyoruz? TC ve PKK'nin sindirilme politikalarindan mi? Bazilarimiz burada PKK teröristtir diyorlarsada ve onun katliamlarini bir bir acikliyorsa, örnegin Delil gibi, o zaman elbette O mahlas kullanilir. Ama bizim gibi hic bir seye bulasmamis bir insanin neden düsüncesini aciklamasinda korkmasi lazim? Biz eger PKK terörist bir harekettir diyorsak bile bu bir düsüncedir. Bunu artik PKK'nin kavramasi lazim. Ama bizler saklanir, onlarin yüzüne bu gercegi haykirmzsak bana göre bu tür düsüncelerde ancak sanalda kalir, sanallasir. Yani bugün sana bir sey olursa ben nereden bilecegim? Sen ama gercek isminle yazarsin sana her yerde sahip cikacak milyonlarca insan olacaktir.
Sanal dedim, aslinda internet sanal, yani virtüell dedigimiz bir sey degildir. IP numarasiyla, istediginiz herkesi fisleyebilirsiniz. Herkesin adresi zaten belli.
Tüm bunlari göz önünde bulundurarak Kenan Fani'nin asagida yazdiklarinida yabana atmayalim. Söyle yaziyor Kenan Fani:
Millet bireylerden oluşur. Bireyleri hayali yada güncel deyimle sanallaşan bir millet hayaletler ordusuna dönüşerek sanallaşır. İnternet, iletişimde imkanlar sağlamaktadır ama yanlış kullanımı her vasıtanın yanlış kullanılmasında olduğu gibi birilerinin elini kolunu yaralamasına yol açar. İnternetin yolaçabileceği mahzur bireylerde yaratması muhtemel kişilikten boşalma giderek yoksun kalma şeklinde yansıyor.
(ISTE ASIL SANA AIT OLAN BU ASAGIDAKI CÜMLEYI , BEN ABIN OLACAK O ZIBIDININ SANMISTIM,MEGERSE BIZZAT SENIN MIS . BN.0099)
Ne yazik ki bunu aynen burada yasiyoruz. Insanlarin cogu onlarca mahlas arkasina signarak kisissellesiyor, akla mantiga sigmayan hakaret ve küfürler ediyor sonra cekip gidiyorlar. Buda bir nevi sindirmek, kiskirtmak, yildirmak politikasi degil mi? Eger birisi mahlasla degilde kendi ismiyle yazsa gelip burada affedersiniz, "Benim sikim kalkiyor, ben sunu bunu sikmek istiyorum" diyebilir mi? Diyemez degil mi? Aa bunu burada söyleyenleri neredeyse hergün yasiyoruz.
Burasinin üyelige gecmemesi ve her salagin burada cirit atmasi bir kere sakincali. Buranin belli bir görevi, hedefi vs. olmasi lazim. Isteyen herkes Özgür Politika'da ya da Frankfurter Rundschau'da yazabilir mi? Bu gazetelerin Club, Partiler ve Dernekler gibi bir programm ve tüzügü var, onu kabul eden herkse üye olur orada yazar, onlarin yayin politkasini onaylar.
Simdi burasi dingonun ahiri mi ki her siradan kisiye acik bir platform olsun? Biz bu böyle oldugu icin dogru dürüst hic birseyde tartisamiyoruz. Tartisamadigimiz icinde üretici olamiyoruz. Kimin ne oldugu belli degil. Her kafadan bir ses. Cogu zamanimiz bos yazilari okumakla geciyor. Iste bu bence olmamalidir.
Kendi pisligini simdi temizleyebilecekmisin bilemem...