Ana içeriğe atla
Submitted by Anonymous (doğrulanmadı) on 13 December 2009

Gerçeklerle yüzleşmeyi red etme duygusu ve newroz nöbetçisi

Önce şu yüzde, doksan dokuzlara bakalım.

-Kuzey halkının tamamına yakını askere gidiyor
_Devletin kurum ve kurluşlarında işçi ve memur olarak çalışıyor.
-esnaf ,zanatkar,çiftçi vergi veriyor.
-Ana okulundan üniversiteye kadar tc okullarında okuyor.
-İşsiz güçsüz, elektirik ve su parası ödüyor.

Bu yüzde doksan dokuzlardan muaf olan yüzde ikiyi geçmez.

Gelelim şu askerlik sorununa,dün newroz nöbetçisin hışımına uğrayan yazıya.

Dedem şex saidin bir savaşçısıydı.Babam askerlik yaptı bende yaptım.Tıpkı yüzde doksan dokuzlar gibi.Babamda bir kürt miliyetçisi bende.
Eğer askere gitmeseydik ne olurdu.Bu konuda k.kurdistanda genel bir konsensüs olmadığı için ,hayatın boyunca ülkede kaçak gezmek yada yurt dışına kaçarak yaşayabilirdin.Toplumsal bir red olmadığı zaman,bireylerin tek başına karşı koyması zor.

O zaman dağlarda bir güçte yoktuki sığınalım.Sanki bugün varda,Kürtler askere gitmiyormu?
Gidiyor tıpkı diğer yüzde doksan,dokuzları kapsayan faliyetleri gibi.

Bu doğru bir tavırmı? Doğru olmasına imkan varmı?

Bir ulus nasıl olurda bu yüzde doksan dokuzlarla,bağımsızlığa gider? İşgalciden tam bir kopuş sağlanmadan bu imkansızdır.

Bu bizim acı gerçekliğimiz ise,bununla yüzleşmeden doğru tavır koyabilirmiyiz?

Bunu sorgulamak ve tartışmak başlıca görevimiz olmalıyken,

Siz yazımı siliyorsunuz.Böyle bir yetkinizde var.

Benimde valizim hazır,onikinci köy çok uzaklarda değil.Yollarda yemde olsam,doğruları söyleyeceğim.

Bu yazı silmeleri meselesinde Newroz.Com çalışanlarının aşağıda bir notu var. O notu tam bir şekilde oku. O yazı serisi kaldırıldığından yazınızda serinin altında olduğundan kaldırılmış. Yoksa o yazı kaldırma size karşı ve sizin yazınızın içeriğine ilişkin değildi. Bu askerlik meseleside Kürdistan'daki diğer sorunlar gibi gündeme gelebilir ve tartışılabilinir. Burada bir sorun yok. Sorun olan meseleleri kişiselleştirme ve hakaret noktasına getirmedir. Bu valizleri toplama işide hiç hoş değil. Orada sadece sizin değil, bir çok arkadaşın yazısıda silindi. Hatta bazı yazılar için çok ciddi emelte verilmişti. O yazı serini silmekten başka çare kalmamıştı. Aynı şeyleri bu yazıda da ifade etmişsin, sileceklerini sanmıyorum. Selam Kajin

Merhaba Ben şimdi forumu açtım ,kimseye sataşmayan,genel bir düşünceyi aktardım.Baktım silinmiş.Yazdıktan sonra bilgisayarı kapatım.Ondan sonraki gelişmeyi sizden duyuyorum. her neyse,canları sağolsun. saygılar.

Değerli arkadaş Yazı zincirinin silinmesi en doğrusu olandı. Çünkü hakarete varmıştı ve tartışma ise denilemezdi artık ! Dolayısıyla hepimizin mesajı silindi. Askerlik olayı ve sömürgecilerin sistemi üzerine tartışılır. Bu katılımcınında kim olduğunu bugün öğrendim. Kendiside 1925 direnişinin yaşandığı bölgeden olduğunu biliyorum. 1925 direnişinde şehid düşenler düştü ve düşmeyenler ise bir süre sonra af edildiler. Yani şehire inen ve kendisine 10 veya 20 yıl kurşun sıkan direnişçiyi bile T.C aldı ve götürdü asker yaptı. Onların askerde yaşadıkları üzerine onlarca roman yazılabilir. Trajedi, dram, hatta mizah bile çıkar. Bir tanesini kısaca anlatayım. Tek kelime Türkçe bilmeyen bu insanalrdan birisi askere yeni alınmış ve abdest alacağım demiş. Tercümanlık yapan bir asker yer göstermiş. Herif tuvalete giriyor bir bakıyorki ortak tuvalet. Sinirle çıkıyo ve zazaca aklına gelen tüm küfürleri ederkende Ulan benim bo.. ile Tırkonun bo.. mu karışacak ? Ben buraya etmem deyip ağaçların arasına gidiyor ! Eh nasıl olsa Avrupadayız, yerimiz sağlam Ve istediğimiz gibi savurabiliriz. Onun içinde her yer bizim için deşt tır. Ha o olaya gelince; En azından Ejder , benim babamı siyasi yasaklı yapan sistem Benden askerliği nasıl ister ? Yada genel tavır konulabilirdi ? Fakat bu genel tavır konulurken Gemilerin yakılması ve ona görede bir süreç belirlenmesi lazımdır. Mesela bir zamanlar T.C nüfusları yakıldı, Sonra pasaportları bilmem neyi ? Eh sonrada yenisini tıpış tıpış çıkartmak zorunda kaldılar. Benim askerliğe şahsi yaklaşımım ise; Amcamın torunları veya öteki en sevdiğim gençler Askere giderken uğurlarolsun demedim. Terhis oldular geçmiş olsunda demedim. Tek kuruş göndermedim ve tek seferde aramadım. Bir tanesi bile benden neden diye sormadı ! Demek vardı bir nedeni.... Aslında Kürdler askerlik dahil T.C yi toptan red eder Ve resmen ulusal kurtuluş savaşı dönemine girer ise Her yol ve her yöntem mübah olur. Yoksa sadece birbirini kırar ve sadece zırvalar ! Bir kardeş dağda, biri askerde Oğul dağda , baba Çavuş ile tavla oynuyor Oğul zindanda , baba devletin memuru Yani kopuşun yaşanmadığı bir yapı ortada Yada T.C düşman ve Kayseriden bu yanı Kürdistan Ama köyler boşaldı nefes Türk illerinde Yatırım ticaret Türk illerinde Kısacası rayına girmeyen bir ulusal Kurtuluş olmadan hiç bir şey kendini yakalamaz. Hele hele ulusal kurtuluş mücadelesi yürtümüyor diye Her yazımıza konu olan harekete ise alternatif olunmadığı sürece Hesso şöyle dedi, Hüsso şöyle dediler etrafında döner dururuz. Yada biraz daha okumuşu ise süslü laflar ile yapmadığı küfürü bırakmaz ve bunada tartışma der. Hepsi bu kadar yalındır. Selamlar

Merhaba kek'ı delal Şerı ser xelı,bugünkü xınıs çevresinde gerçekleşiyor. Mizah konusu olaylara sahne oluyor.Erebo köyünde dev gibi pala bıyıklı bir kürt,eline bir kazma almış şex saide yardım amacı ile xınısa doğru yol alıyor.Bu arada çatışmada yenilerek geri çekilen başı sarılı,bacakları yaralı topalayan insanları yolda görüyor. Yahu siz nereye gidiyorsunuz diyor.Onlarda düşmanın elinde top olduğunu,yenmeleri mümkün olmadığini ,sağ kalanların geri döndüğünü söylüyorlar. Pala bıyıklı kürt diyorki yahu top nedir? Evel Allah ben onu havada tutacağım. Ninemde dedemim üzerine kapıyı kilitlemiş savaş için xınısa gitmesin.Fakat o sabahın dördünde kapıyı kırarak yola düşmüş ve bir dahada geri gelmemiş. Sonrası herkesin malumudur.Yenilgi,tam bir asimilsayon ve teslim olma sürecine girmiş.Ne kadar kürt inanç merkezleri varsa kapanmış,şex u ,meşaık,melleleride dar ağacına götürünce,başsız kalmış halk veselam. Dinsizliği dayatmışlar.Bakmayın bugün kurdistanda dini kulandıklarına. Saygılar.

Muhterem, Önce bir konuda anlaşalım. Şu tehdit olayını bir kenara bırakalım. Burada yazmak gönülülük işidir. Ne davet var. Ne kovma. Bu bir. Öyle kaçmak yok. Böyle giderse Türkleri geçeceğiz. Bir zaman sonra yıkacağımız köy kalmayacak. Tartışacağız. Göz-kaş yaracağız ama, aynı ideal için bir derdimiz varsa orta bir yol bulacağız. İkincisi ana başlık altında yazdığın hiçbir yazın silinmemiştir. Ben silmediğim gibi diğer nöbetçi arkadaşlarada sordum. Onlarda silmemişler. Bu iki. Üçüncüsü, dün akşam siz de şahit oldunuz. Forum isabetsiz bir tartışmaya sürüklendi. Belli bir süre sonra kaldırılması gereken yazılar kaldırıldı. Eğer kaldırıldı dediğin yazın o seride ise bu bizden kaynaklanan bir durum değil. Teknik bir olay. Ana başlık kaldırıldığı zaman doğal olarak ona verilen cevaplarda siliniyor. Mesele bu. Göz-kaş yarmaya devam.

Merhaba Benim başlık olarak atığım bir yazı silinmemiştir.Böyle bir idiam olmadı.Şimdiki yazımda bir tehdit yok.Yeniden okuyun.Benim yazı zincirine astığım yazı silindi.Bu yazıda bir sataşma yoktu. Kafa göz yarma işine itirazım yok.Sorunu izah ettiniz ve anladık.Ben o yazıyı yazdıktan sonraki gelişmeyi bilmiyorum.Sorun teknikse,durum anlaşılmıştır. Valizi yere bıraktım. saygılar.

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.