Gerçeklerle yüzleşmeyi red etme duygusu ve newroz nöbetçisi
Önce şu yüzde, doksan dokuzlara bakalım.
-Kuzey halkının tamamına yakını askere gidiyor
_Devletin kurum ve kurluşlarında işçi ve memur olarak çalışıyor.
-esnaf ,zanatkar,çiftçi vergi veriyor.
-Ana okulundan üniversiteye kadar tc okullarında okuyor.
-İşsiz güçsüz, elektirik ve su parası ödüyor.
Bu yüzde doksan dokuzlardan muaf olan yüzde ikiyi geçmez.
Gelelim şu askerlik sorununa,dün newroz nöbetçisin hışımına uğrayan yazıya.
Dedem şex saidin bir savaşçısıydı.Babam askerlik yaptı bende yaptım.Tıpkı yüzde doksan dokuzlar gibi.Babamda bir kürt miliyetçisi bende.
Eğer askere gitmeseydik ne olurdu.Bu konuda k.kurdistanda genel bir konsensüs olmadığı için ,hayatın boyunca ülkede kaçak gezmek yada yurt dışına kaçarak yaşayabilirdin.Toplumsal bir red olmadığı zaman,bireylerin tek başına karşı koyması zor.
O zaman dağlarda bir güçte yoktuki sığınalım.Sanki bugün varda,Kürtler askere gitmiyormu?
Gidiyor tıpkı diğer yüzde doksan,dokuzları kapsayan faliyetleri gibi.
Bu doğru bir tavırmı? Doğru olmasına imkan varmı?
Bir ulus nasıl olurda bu yüzde doksan dokuzlarla,bağımsızlığa gider? İşgalciden tam bir kopuş sağlanmadan bu imkansızdır.
Bu bizim acı gerçekliğimiz ise,bununla yüzleşmeden doğru tavır koyabilirmiyiz?
Bunu sorgulamak ve tartışmak başlıca görevimiz olmalıyken,
Siz yazımı siliyorsunuz.Böyle bir yetkinizde var.
Benimde valizim hazır,onikinci köy çok uzaklarda değil.Yollarda yemde olsam,doğruları söyleyeceğim.
Merhaba Onbirinci köy sakini,