Ana içeriğe atla
Submitted by Anonymous (doğrulanmadı) on 11 May 2008

BILIMIN YÜZKARASI “BILIM ADAMLARI ve MADAMLARI“!
******************************************************
(2. Yazim)

Bilim nedir?
Bilim; bilimsel metotlarla, bilimsel dogrulari ve gercekleri arastirip ortaya cikaran deneysel ve sistematik bilgiler toplulugudur...

Peki “bilimci“, yani “bilim insani“ kimdir ve nasil olmalidir ?
Bilim insani; bilimle ugrasan, yani bilimsel gercekleri arastiran, haktan adaletten yana olan, tarafsiz, bagimsiz kisi ve kisilerdir...
Diplomali olmasi sart midir? HAYIR !

Üniversite nedir?
Bilimsel arastirmalar yapilan ve bilimci yetistiren, özel bütce, özel yönetim ve statüye haiz devlet kurumlaridir...

Peki, mâdem ki devlet/ler “egemen siniflarin emekci siniflar ve mazlum halklar üzerindeki baski ve sömürü mekanizmasidir“; öyleyse böylesi emek ve halk düsmani bu kuruluslara ait kurumlar “özerk“, yani devlet politikasi ve stratejisinden bagimsiz ve tarafsiz olabilirler mi ?
HAYIR, ASLA ve KAT'A !!!
O hâlde, bilim/ler, devletlerin resmi adamlari-parali usaklari- ve sivil savas stratejistleri olan “ögretim üyelerine“birakilmayacak kadar önemli ve ciddi degerlerdir...
...........
Bu nedenle, Türkiye'deki “Bilim adami“ veya “Bilim kadini“ kisvesindeki, bilimin yüzkarasi, savas kiskirticisi, militarist sarlatanlari if$aya devam ediyoruz!
................
Tarih: 26 Aralik 2007
Kanal: Tv 8, Haberaktif programi.
Konu (cok önemli): Genelkurmay Iletisim Stratejisi: SAVAS GÖRÜNTÜLERININ TASIDIGI MESAJLAR ve YARATTIGI PSIKOLOJI...
Bombardiman edildigi söylenen yer: Güya PKK kamplari... (Aslinda tüm dünya basininin yazdigi/yayimladigi gibi, bombalanan yerler yoksul Kürt köyleri, mezralari !)...
Ekranda Türk Bayragi bandrali, ABD yapimi (!) savas ucaklari (jetleri) sorti üstüne sorti yapiyorlar !
Her yeri ve ekrani defalarca “Ates-toz-duman-kan!“ kapliyor !
Ve bu korkunc görüntüler milyonlarca yetiskin, ya$li, genc ve coluk-cocugun beynine, ruhuna ve bilinc altina bir daha hic cikmayacak sekilde kaziniyor !!!
Böyle bir “toplum“ saglikli ve normal bir toplum olabilir mi ?!...
................
Bu korkunc görüntüler karsisinda, kir sacli genc sipiker soruyur ekranda resmi olan kisiye:
“Peki siz Genelkurmay'in bütün tv kanallarinda yogun bir bicimde yayimlattirdigi bu savas (bombardiman) sahneleri/görüntüleri icin ne düsünüyorsunuz ?“
Cevap aynen $öyle:
“Maalesef cok gec kalinmis !“
“Genelkurmay'imizin veya büyük medyanin simdiye kadar böyle görüntüler yayimlamamasi cok büyük bir hata! Ne mutlu ki, nihayet “Medya-Siyasetci ve TSK üclüsü“ ilk kez bu kadar birlikte oldular...“ diyor ve “insanlik“ orada bitiyor !!!
................
Peki militarizmin ve savas kiskirticiliginin en alcakcasini yapan bu inanilmaz sözlerin sahibinin,
1. Bir “bilimci“ oldugunu !
2. Onun bir kadin(!) - belki de bir anne!- oldugunu söylersek, tepkiniz nasil olur acaba ?!...
3. Üstelik de “Tanklar ve Sözcükler“ isimli bir kitap yazmis ki, evlere senlik degil, evleri yuvalari ocaklari söndüren, militarizme övgüler yagdiran, yakilmasi gereken, fasist bir kitap müsveddesi !!!
..............
Evet, ekranda boyali/makyajli/küpeli resmiyle arz-i endam eden bu “kadin!“, Ankara Üniversitesi'nde yardimci bir docent ! Yani ögretim üyesi ! Yani kendi kafasinda/kendisi gibi on binlerce savas yanlisi, fasist-irkci-kafatasci “yaratik“ yetistiriyor !!!
Böyle bir “üniversite ögretim üyesi“, Bati ülkelerinde olmus olsa, tüm diploma ve mazbatasi-aninda- elinden alinip, sokaga atilirdi !!!
.............
Fakat burasi Türkiye !
Anormaller ve anormallikler, yani militarist, hamaset ve “Bayrak Manyaklari“ Ülkesi !!!

Dahasi, göreceksiniz, bilimin yüzkarasi bu “kadin“ - tipki diger meslektaslari gibi- yalakalik ettigi Genelkurmay Baskanligi tarafindan, en kisa zamanda yardimci docentlikten kurtarilip docentlige, belki de direkt olarak “Prof'luga terfi ettirilecektir !!!
..........
Baris ve kardeslik yanlisi Dünya mazlum halklari olarak, ellerimiz âlenen “savas ve insanlik sucu“ isleyen (!); ve bizlerden kesilen harac ve vergilerle semiren (!) bu canilerin pis ümügünde olup, haklarinda davaciyiz, biline !
Tüm hukuk merciileri ile, insanî kurum ve kuruluslarin dikkatine !!!
............

TARIH AVCISI
27 Aralik 2007

XXX
Erdogan Aktas adli militarist bir fasistin "TANKLAR ve SÖZCÜKLER" kitabi hakkindaki övücü yazisi:

"TANKLAR ve SÖZCÜKLER" KITABI HAKKINDA
Genelkurmay Başkanlığı, Kandil'e düzenlenen operasyonla ilgili spekülasyonların arttığı ve sivil hedeflerin vurulduğu şeklinde propaganda yapıldığı anda, operasyon anının görüntülerini yayınladı.
Bana göre de, bu zamana kadar en büyük sorunu ’doğru iletişim' olan TSK, bu tavrıyla iyi bir hamle yapmış oldu.
Yeterli mi? Tabi ki değil. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, Türkiye'de bu zamana terörün artmasında en büyük neden iletişimsizlik ise, bunun tek sorumlusu da TSK değil. Bunun için tüm Türkiye'nin son çeyrek yüzyıla bakıp, özeleştirisi sürecinden geçmesi gerekir. Son dönemlerde yapılan açıklamalara bakarsanız, bu özeleştiri de
eksik olmasına rağmen zaten yapılıyor.
Sınır ötesi operasyon nedeniyle Türk Ordusunun her zamankinden fazla gündeme geldiği, dünyanın gözünün üzerinde olduğu şu günlerde, Türk Ordusu üzerine müthiş bir kitap çıktı. Yrd. Doç. Dr. Nuran Yıldız'ın “Tanklar ve Sözcükler“ isimli kitabı TSK'nın iletişimini inceliyor. Daha ilk başka belirtmeliyim ki, son derece etkileyici bir çalışma.
Yani tam bu döneme uygun bir kitap. Çünkü bu kitap TSK'nın iletişimini inceliyor ki, bu zamana kadar “Çağdaş ülkelerde asker siyasete karışmaz“ türündün bir yaklaşımın dışında, bu konuyla ilgili bir çalışma yapılmamıştı. Bu bağlamda Nuran Yıldız önemli tespitler yapıyor.
Örneğin, “Bugün sadece siyasete değil, herhangi bir alana müdahalenin koşulları ve yöntemleri değişmiştir“ diyen Yıldız şöyle devam ediyor: “AKP örneğinde görüldüğü gibi başarılı siyasi örgütlenmeler, geçmişte askerin gerçekleştirdiği, halkla arasındaki iyi niyet ve güvenin temel nedenlerini oluşturan ’halkın sorunlarına sahip çıkma ve çözme' işlevini yerine getirerek askerden rol çalmaktadır. Öyleyse Türk Ordusunun uygulayageldiği klasik yollar dışında, halkla medya üzerinden ya da başka yollarla iletişim kurmanın yeni yollarını daha fazla gecikmeden yaşama geçirmesi gerekmektedir. Bu iletişimsel yenilenme, en az silah ve teçhizat donanımı kadar (hatta bazen daha fazla) yaşamsaldır.“
Kitapta vurgulanan bir başka nokta ise, “TSK'nın klasik yöntemleri olan açıklamalar yapmak, bildiriler yayınlamak gibi yöntemlerin bugünün iletişim ortamında zaman zaman istenilen sonuçları vermemesi.“
Tanklar ve Sözcüklerin üzerinde durduğu üçüncü bulgu ise, askerin siyasete müdahalesine gösterilen tepkilerde medya ve siyasetin tutarsızlığı. Bu tutarsızlığı Nuran Yıldız şöyle açıklıyor: “Kimi zaman askerin en küçük bir hareketini ’müdahale' olarak değerlendirip ortalığı ayağa kaldıran bu iki kesim, kimi zaman doğrudan müdahale durumlarında bile askerden yana tavır koymaktadır.“
Kitapta aynı zamanda Türkiye'de gerçekleşen darbelerin iletişim yönünden analizi de yapılıyor. Nuran Yıldız'a göre, “İletişimini gerektiği gibi yönetemeyen Türk Ordusu, 27 Nisan bildirisi hariç, tüm askeri müdahalelerde ’rıza üretme' konusunda stratejik ve iletişimsel başarısı açıktır.“
Bu konuyla Türkiye'de yapılmış ilk ve tek çalışma olan ’Tanklar ve Sözcükler'den şu alıntı çok şeyi açıklıyor: “Türkiye'nin temel iletişim sorunu olan ’savunmada kalmaktan anlatmaya geçemeyişi' her alanda hüküm süren bir talihsizliktir.“'
’Alfa Yayınları'ndan çıkına “Tanklar ve Sözcükler“ hem düne, hem bugüne, hem de geleceğe ışık tutuyor. Aslında devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin iletişim sorununun özellikle uluslararası arenada en büyük sorunu olduğunu düşündüğümüzde, “Tanklar ve Sözcükler“ özellikle siyasetçilerin başucu kitabı olmayı hak ediyor.

arkadas sende feci bir saplanti enerjisi var. itiraz etme var (bu teshis bilimsel degil-ancak illa olmasi gerekiyorsa bu yaptiklarini bir uzamana danis o da bu teshise meyl edecektir-belki deneyi veri toplama yontemi varsa bilimsel acidan da test edebilir). bu enerjini ve bazi baska alanlarda asikar olan YETENEGINI niye positif amacla kullanmayi denemez de fuzluli ve sadece kindar bir motifle beslenen sidik yarisina girersin? asagida bazi BILIM saptamalari yazmissin. kokten yanlis oyle boyle degil-- bak sana kiymet verip duzletiyorum. amam sen bana inanmazsin ee merhum einstein i da mezardan kaldiracak halimiz yok. amam binlerce kitap var yahu- allah aski icin ac onlari tumden okuma bir goz at bari. ilk sayfadan itibaren 5 bilemedin 10 sayfa okusan ogreneceksin. yok bir inattir gidiyor bir kan davasi hevesi bak arkadas bilim bilgi ivir zivir da baslarken veye biterken hep su aklinda bulunsun ogrenmeye karsi (kimden olursa olsun cocuktan dusmanindan havadan sudan kargalardan baykustan) bir zirh olsuturdun mu bittin demektir sadece bilimci olarak degil simitci olarak da bitersin. simitcinin belkide yeni bilgiye ihtiyaci filan fazla olmaz o idare eder ama bilgi bilim ivir zivirina ihtiyac duyanlarin durumu koturumlesme olur eger ogrenmeye karsi manasiz bir komplekse zirh ormuslerse. sen ormussun itiraz etmeeeeee simdi usulu birakip yazdiklarina bakalim bilim tarifin soyle: "Bilim nedir? Bilim; bilimsel metotlarla, bilimsel dogrulari ve gercekleri arastirip ortaya cikaran deneysel ve sistematik bilgiler toplulugudur" birkere sirkular bir tarif olmus bu-nerden aldiysaan ya yanlis terceme ya da eksik tarif -her nesye tarifi ufak bir fiske ile duzeltebiliriz ama ona da girmeyecegim benim derim(senin derin daha dogrusu) METOD bak tarifin basinda tarif edilmemis bir ibare var bilimsel metodla diyor nedir bu? bilimsel metod nedir? sen once BILIMSEL METOD nedir onun tarifini edinmen gerekir. ondan sonra emin ol arkasi gelir. oteki tarife gecelim bu sadece eksik degil feci derecede yanlis: ne yazmissin bilimci hakkinda; "Peki “bilimci“, yani “bilim insani“ kimdir ve nasil olmalidir ? Bilim insani; bilimle ugrasan, yani bilimsel gercekleri arastiran, haktan adaletten yana olan, tarafsiz, bagimsiz kisi ve kisilerdir... Diplomali olmasi sart midir? HAYIR !" 1-haktan ve adaletten yana-himm hic alakasi yoktarih icinde de bugun de yaptigi bilimsel islerden oyle boyle degil-cag acacak derecede basarili bir suru pezevenk -sahane bilimci var-pezevenklige bilime baslamadan oncede surudurken de bitiriken de surduren bu tur insanlar oyle cok ki-sana sadece benim ilgicn buldugum birinin isimini verecegim cok degil bes on dakika once yazmakkla ugrastigim -daha oncede uzerie calistigim konunun ana reaxiyonunu ve bundan da onemli su anda yedigin yemeklerin yetistirilebilmesini mumkun kilan prosesi bulan adam Haber den kisaca bahsedeyim. namuszu alcagin biridir-katildir-fasittir- sadece yabancilara degil karisina da seytan azabi yasatmis-nazilere yaranmak icin basvurmadik halt kalmamis, ustune ustluk yahudi koknli bir kisidir-naziler buna elindeki nobel odulu ve almanya ya yaptigi oyle boyle degil muthis katkilara ragmen zittiri cekince ingiltereden bu kez israil yonteicilerine yalvarararak is saglamaya kalkan sekilsi igren solcuan biidir-amma velakin 19 yuzyilin hatta butun kimya tarhinin en buyuk kimya bilimcisi sayilmasina engel degildir bu igrenclikleri. cunku urettigi bilgi isin kitabina uygun bicimde uretilmis ve bu kullanilabilen bir bilgi halinde sahane bicimde onumuzde durmaktadir. tek ornek bile senin tarifinin gecersizligini gosterir-ancak ararsan bulacagin cok ornek var. Torkiyadan ornek vermek munasip degil.Torki ya da ne dogru ki universitesi bilimcisi dogru olsun? ancak fasitligi tescilli tork proflarindan belkide on binde biri, laboratuvarinda becerdigi isleri ususlune gore yapip o alanda ise yarar seyler uretiyor olabilir (yani bir tork Haber i de cikabilir-buna bile ihtimal vermiyorum-cunku dogru dusunme teknikleri kavrama imkanlari Tork ulusunda felc edilmistir-almanya da ise dogru dusunme teknikleri ve kavrama geleneginin toplum nazizme gitse bile hem tarihi hem gundelik siginma alanlari hep olmustur. bosuna mi kanti hegeli marxi freud u say say bitmez adami yetistirmeleri. vesselam abdo efendiye deginmeden olmaz-bir suru bilimsel oldugunu idda etigi ordan burdan allah bilir orjinali ne tur oldugu da belli olmayan esri ustune ustluk ossuruktan bir tork terecemesi ile okuyup uzerine kendi megalomaniasinin da ekleyip ettigi laflarin hic biri birakin verdigi informasyonunda belki bulunabilecek ufak bir dogruluk payini METODIK acidan bilim milim sayilmaz. bir boka da yaramaz. haber in hic olmasa azotu amonyaga cevirmek icin basvurdugunda isleyen yada Uv isiginda peroxidi demir le reaxiona gecirdigine ortaya feci derecede super oxid ve fre radikal hydroxy radicallerini uretebilecegini gosteren bilgileri bin kere de tekrar etsen sana onun soyledgi sonuclari veri ve binlerce kullanim alani vardir. fasittir katildir sudur budur ama bilimci oldugu hic kusku goturmez-bu sebeple de elestirilse bile nobel odulunu bu katkilari ile haketmis sayilmalidir. burdan ne ogrendik simdi? 1-metod-metoda bakarsi eger metod uzerinde calisilan disiplinin kabu ettigi metod ise yapilan isi bilimsel olarak tariflemek mumkun 2-adamin demokrat mi hiyar mi hirsiz mi katil ruhlu mu olduguna bakip bu mevzularin disinda kalmis ugrasisinin bilim olup olmadigina karar veremeyiz(velevki sosyal bilimci bile olsa diyecegim ama iste zaten zurnanin zirt dedigi sey budur br katilin sosyal bilimde katiliginden etkilenmeden uretim yapmasi ne kadar mumkun? bu mevzu uzun karmasik bir mevzu-biz kimya fizik biyolji jeoloji gibi dallarlala kendimizi sinirlayalim simdilik). gelelim illa diploma gerekir mi gerekmez mi? 1-teorik olarak elbette gerekmez amam gereken seyler vardir (gerek sartlar) her hangi bir sahisin BILIM uretmis oldugunu kabuledebilmek icin a-yapilan isin kabuledilmis METODlara uygunn yapilmis olmasi b-yapilan isin ehliyete sahip bir kurum-enstitu onayini almis olmasi azim(yani adamin verileri sikembeyi kubardan uydurmadigini-var boyle uc kagitcilar bilim camiasinda da- ve yaptigi isin test edilebilir veya izlenebilir olmasi ve isi bittikten sonra adami tanimayan (yani adamla cikar ilisksi olmayan) ancak yaptigi iste diploma sahibi ehliyetli -yada uretigi islerle ehliyet edinmis bagimsiz reviwev (en az uc bagimsi kisi) tarafindan uretilen isin idisinin didisinin kontrol edilmis olmasi gerekir. bu agir kontrole ragmen uretilen yapit kamuya acildiginda (baskiya girip yayainlandiginda da uzun vadeli kontrole tabi olmaya devam eder).reviewlerin gozunden kacmis olan hata gedik yanlis ekisk ne varsa bu yayaini eseri okuyan erbablarin elestirisine tabi olarak uretilen is ya uzun sureli kullanilabilir bir tez olarak kullanmaya uygun bir tez olur ve bu bicimde yuksek kredi alir- yada kisa surede hic bir sie yaramayan yanlisliklari olan bir hipotez olarak curutulup bir kenera atilir. her iki durumda mesru bilimsel sureclerdir- yani bilim ile ugrasanlarin toptan veya parekende hata yapma hakki mecburidir. en uzun yasayan tezler bile hata icermek zorundadir (bkz yanlislanma prensibi Karl Popper)- akis halde bilim degil din filan olmasi gerekir-mutlak dogru bilimde yoktur. gercege en yakin modeller-aciklamalar, hipotezler-tezler-teoriler vardir. yanlislanmadigi veya onumuze cikan butun olgulari aciklama gucu oldugu surece -yani yeni bir paradigmaya ihtiyac duyulmadigi surece(bkz Thomas Kuhn) bu tez teori gecerli yasa olarak kullanilir vs vs vs bu surecin icine girmeyi basarip bu kurallara uyarak is ureten bilgi ureten kisinin illa belli bir diplomasi olmasi gerekir mi gerekmez-ama zaten bu ise bu surece bulasip belli seyleri yapan adama universiteler hemen verir bir diploma-diploma dediginiz nedir ki? vesselam son tahlilde yolda arab surmek gibi basit bir isin ehlite nasil gerekir ise insan hayatinin cok daha fazla dayandigi cok dah onemli ve zor bir is olan bilim uretmek icnde yukarida izah ettigim bicimde bir EHLIYET gerekir. aksi halde onune gelen milletten kredi toplamak icin benim soyledgim bilimsel der cikar. yok oyle yagma hasanin boregi! no pain no gain! bir de isin oteki ucu var her bilim ehliyeti olan bilimci midir (yani adinin onune prfo.dr. dozent yetmedi bir dr titlelari konduran her diplomali bilimci sayilabilir mi? bilim bilimci deyipte oyle abartmayin bu adin icinde barinan bir suru sarlatanla dolu dunya-ancak bunlar oyle hakiki konferanslarda dogru durust bilimsel ortamlarda yayinlarda filan boy gostermez zaman karsi da hic bir bicimde direnemeyen az gelismis dunya koselerinden isimlerinin onune bir sekilde ele gecirdigikleri dr.dozent yetmedi bir dr daha prof filan fistigi koyarak lavuklari bu titellara bakip adamin ne dedigine akli ile bakmayan ahmaklari kandiran bol mktarda sarlatan vardir-bu sarlatanlarinda cebindede ehliyeti de vardir. bunlardan da adam kandirip gun gecirmek disinda bilim cikmaz. hulasa bilim yukarida anlatigim sureci becerebilenlere aciktir. bu herkes demek mi?-bence degil. dolayisiyla bilim demokratik filan degil-bilimde olmayan seyi ona yakistirmayin. gelelim size ozel durumlara ben elstiriyorum elestirimin neresi yamuk buna laf yok ama masslah kamyon kamyon alakasiz suclama var hem senden hem de hudaverdi serhad efendiden. bu inatla savundugunuz kulturle size bilimin esiginden ben degil kimse giris izini vermez. sen kimsin demeyin uluslararasi gecerligi olan ehliyetim var. onume gelirseniz bu halinizle sizi sinifta CAKma hakkim var. sizin de itiraz hakkiniz var ama neye itiraz edeceksiniz sizin kendinizi savundugunuz argumalari ilk ifadenizde bu kez sizi kampusun disina atarlar. ancak asabi hocalar da yanilir einstein i bile siniftan atan hocalar olabilir metoduna kuralina uyarsaniz einstain da olma olasiginiz vardir yani. ama bu halinizle kulli mahfis olmaz o ish! cok gec kalmaktansa gec kalmis olmak ehvendir. fazla gec kalmayin-ogrenin. soylediklerim bana degil size yarar. hurmetler HeK Üniversite nedir? Bilimsel arastirmalar yapilan ve bilimci yetistiren, özel bütce, özel yönetim ve statüye haiz devlet kurumlaridir...

bir iki sey ise yarar mi bilmem "bilim" le ilgili bazi aciklamalarin bilimin icinde olan biri olarak hek den gelmelere ciddi almamiz gerekir, sadece bilim icinde oldugundan da degil, soylediklerinin birbirleriyle mantikli isleyisleri oldugu icin, yani ileri surduklerini isbatliycak argumanlari yerinde, en azindan ben oyle anliyorum bir edebi yazarin kendi icinde, birbirleriyle celisen ogeleri veya argumanlari, e tabi arguman olarak kabul edersek - vardir, hata celiskiler edebi eserlerde zenginlik olarak da kabul edilir fakat bilimin yaklasimi herhalde bundan ayri bir sey bilim de de celiskiler olur tahmin ediyorum, ama rayina oturtulmasi gerekir tarih avcisi bilimi sistematik dusunce olarak belirtmis, o halde bilimi sisetematik bir hale getirecek erbablarin olmasi lazim, bunlarin onlari o sistematige goturecek kuralari, metodlari ogrenmeleri lazim, bir futbolu takimini bir sistemle cslistiracak bir sey, basit bir ornek verilmak gerekirse, antronru dusun birinin bilimsel calismalarinin ise yarip yaramadigini gormek icin bir suru kivir ziver komisyonlar var ben ve sen niye kimyayla ilgili bir seyler yapamiyoruz ki cirakliktan ustaliga ve daha uste gitme gibi bir sey kendi basina bir seyler uretip bilim olarak bir anlam olarak kabulunu isterseniz bilimsel bir komisyondan gecmesi gerekir var olan bir kuralar sistemi var, yani bilim denen sey, yani kabul edilmis, bunun disina cikmak isteyen biri veya birileri ona zit bir seyler ortaya cikarir oburlerini biraz saf disi birakirsa hayhay boyle dusunuyorum veya var olan analayislardan anladigim bu pr, dr unvanli bu isin ehli kabul edilir, symbolik bir durumlari var bilim bir kavram, bin i sey anlaminda, cini doldurmak karmasik bir durum yani net ifade edilecek bir sey degil, yani bu kelimeye fazla kafayi yormamak lazim hek zaten bilim diye kabul edilen kriterleri asagi yukari yazdi sistematik calismalar bir oncekilerin uzerine bina edilerek gelisir, yoksa her sey karban corban olur mesela kategorilerden bahs ediyoruz, isin esasi daha karmasik, Edvard Said biz onlar- dikotomisinden bahs eder oryantalist diye isimlendirdigi projesini yazarken, kategorilerden bas eder bir seyi anlamak icin isimlendirilmesi lazim anlasilsin yani biz olmadan sizi aciklamak zor, yani farkli seylr arasindaki iliskileri anlamak icin kategoriler lazimdir hek daka iyi bilir, en basitinden zaman ve yer iliskilerini irdelem icin koordinat sistemi olusturulmus, olay bir kac koordinata indirgenmis sonzuz koordinat olacak seyler yani mesela bati dogu diyoruz, fakat icini doldurmak oyle kolay degil herkes bir sey diyor, falan filan galiba bu hayat bilgisi dusuncemi biraz dagitim kolay gele bana

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.