Ana içeriğe atla
Submitted by Anonymous (doğrulanmadı) on 9 December 2008

Biliyorum birileri yine piskin-piskin [b]"icimideki hamasi soylemler"[/b] den bahsedecek ama inatla israrla hicte hamasi olmayan gun gibi acik ve net olgu olarak, her onurlu namuslu Kurdun sapkasini onune koyup uzerinde bir daha dusunmesi gereken tek bir seyi dillendirecegim: [b]IHANET VE TESLIMYET[/b] olan, konfederalizm, demokratik cumhuriyet ekolojik toplum (bu terime yanliz kargalar degil osman ocalan gibi essekler bilem guluyor hihhh) vb vb "sol" "sosyalist" ihanetin kargasi abdullah ocalanin deyimi "solculugu ve soyalizmi de asan" zirvalamalarin [b]REDDI VE MAHKUMIYETI SAGLANMADAN[/b] sittir sene ulusal birlik borazanligi yapsaniz bile bir kiymeti harbiyesi olmayacaktir...

Ayrica; ulusal birligin onundeki engel kurdistandaki hangi yapilanmadir? kawa? psk? kuk? rizgari? ppkk? (pkk'nin parti ismini bu ppkk olusumundan caldigi da iddi ediliyordu, bir not olarak geciyorum) kdp? ynk? zahmetkeshan? kdp-iran? kdp-suriye? hangisi? Ulusal birlgi red eden, mahkum eden, kotu birsey oldugunu kurdlere siringa eden hangi bu orgutlerden hangisi? eeee, ondan sonrada efendim " butun kurd olusumlarinin icine girilip ulusal birlik telkin edilmeli"ymiste bilemem neymiste... bunun inandiriciligi varmi?

Bir kere ulusalciligi [b]RED[/b] eden, bagimsiz bir kurdistanin tartisilmasinin bile turklerin bilmem nerelerine sokulmus hancer oldugunu vaaz eden yapilanmalarin adresi bellidir! Kurd ulusunun Kuzey ahalisinin neredeyse tumunu icine dusmus olduklari ihanet ve rezilligin icine cekmis olanlarin, kuzey ahalisini [b]HAYVANLASMANIN ESIGINE[/b] getirmis olanlarin adresleri bellidir!

Siyasal ve ulusal bilincin yerini bugun kurdistanda [b]" he welle hewal (hewal deyil heval) baskan dogri soli, bu olke hepimiz olkesi, bu barakisi hepimiz bayrakisi, bizi dedeside cenekel savasmis olmis" ne udugu belli zirvalamalarin yerini almissa bunun adresi bellidir. Bu halkin onun secenek olarak sunulan "misak-i milliyi tartismak turk ulusunun onurunu zedeler"[/b] diyen legal parti baskanlarinin baskan yardimcilarinin ve bilmem daha bircok ne zikkim oldugu malum unvanli anli-sanli
zerzevatlarin sahipleri bellidir.

[b]Simdi sorulacak soru sudur: ulusalciligi RED eden bir guc, mahkum ettigini soyleyen bir guc ulusal birligi nasil saglar?[/b]

Asil hamisi soylem sudur: [b]"ikide bir benim onume abdullah ocalani surmeyin, Sizden bir ricam lütfen her düşüncemi getirip apoya bağlamyın.Bunu defalarca açıkladım.
Bakın yazım faklı bir sorunu içeriyor.Allah aşkına apo ile ne ilgisi var.
Bana yönelik bu takıntıyı anlamış değilim."[/b]

Ve; bu soylem temcit pilavi gibi istilip isitilip bu sitede onume surulurse bikmadan usanmadan bunun asil gercek hamasi soylem oldugunu ve hatta bunun otesinde [b]PISKINLIK[/b] edasiyla gundemi saptiran, bos lafazanlik oldugunu hep soyleyecegim. Siz Abdullah Ocalan ve surekasinin soylemlerini ve uygulamalarini RED VE MAHKUM ETMEDEN ulusal birligi nasil saglayacaksiniz?

Samimiyetinize inananlarin burda [b]SAFligini[/b] bir kez daha ilan ediyorum (bir kardesim kendisine senin daha onceki bir yazinin gerekce oldugu cevabimda saf oldugunu soylemistim, oda bana "saf sen ve senin babandir" gibi seyler soylemisti..hihhh). isterse butun dunya bana safliga hakaret anlamlari yukleyerek geri cevap versin! umurumda bile degil...

Selam saygilarimla
Mihemed Serif (kendisi, babasi, dedesi, ve hatta 7 zurriyeti SAF olan kisi)

Gönderen: NİL DEMİRKAZİK (IP Kaydedildi) Tarih: 9 December, 2008 09:17 KÜRDİSTAN: BİR ULUSUN DOĞUŞU Irak Kürtlerinin self-determinasyon mücadelesi Vietnam haricindeki öteki ulusal kuruluş savaşlarından daha uzun süreli ve daha kanlı olmuştur. Kürtler 1920'lerde İngiliz yönetimine karşı savaştığında, sonradan Almanya'ya karşı yürütülen hava saldırısının komutanı olacak olan ’Bombacı' Haris, sanatını önce Kürt köylerini bombalamakta göstermiş. Bağdat'ın Kürtlere yönelik politikalarının yolunu açan Haris 1924'te resmen şunu söylüyormuş: “Onlar şimdi 45 saniye içinde bir köyün tümüyle imha edilebileceğini ve köylülerin üçte birinin ya öldürülebileceğini ya da yaralanabileceğini artık biliyorlar.“ Saddam Hüseyin de Haris'in iyi bir öğrencisi olduğunu ispatladı. İran Şahı ve ABD tarafından haince yalnızlığa itildikten sonra Kürtlerin bağımsızlık mücadelesi başarısızlığa uğrayınca binlerce kişi ya tutuklandı ya da yerinden yurdundan sürüldü. Irakta yaşayan beş milyonluk Kürt halkına yönelik baskı 1980'lerin sonunda vahşet düzeyine ulaştı: İran - Irak savaşı esnasında başka bir Kürt başkaldırısını bastırdığında Saddam Hüseyin'in güçleri 182.000 Kürdü katletti ve 3.800 Kürt köyünü yerle bir etti. Bugüne kadar Kürt coğrafyasında sık görülen manzaralar sakinleri göçertilmiş veya öldürülmüş kasaba ve köylerin üzerini örten uğursuz toprak yığınlarıdır. Saddam Hüseyin'in Kürdistan'da yaptıkları Hitler'in Yahudilere yaptığı gibi, toplu yok etme değildi ancak kasaplık ve imha etme yönünden Nazilerin Polonya ve Rusya'da yaptıklarından geri kalır yanı yoktu. 1975 tarihi Kürt halkının en talihsiz dönemlerinden birine rastlar. Bölgesel ödünlere karşılık, İran Kürt ulusal hareketinden desteğini çektikten sonra, Saddam Hüseyin Kürdistan yönetimini devralır. Şah Kürtlere yaptığı ihanetin cezasını çeker ve Ayetullah Humeyni İran'da Şah rejimini devirir. O dönemde Kürtler, güçlü bir ordusu ve petrolden elde ettiği zenginliği sürekli artan kural tanımaz bir lider olan Saddam Hüseyin'le savaşıyorlardı. Iraklı liderin yine de kendi gücünü abartarak ve muhaliflerinin onun öyle olduğunu zannetmesini sağlayarak sınırsız bir güce sahip olduğunu ifşa etmesi gerekmekteydi. Saddam Ayetullah Humeyni rejiminin kolay bir lokma olduğunu düşünerek 1980'de İran'a saldırdı ve İranlılar Irak Kürtlerine arka çıkarak ona karşılık verdiler. İran-Irak savaşı Kürtler için daha büyük bir yenilgiyle sonuçlandı. Sağ kurtulanlar ülkelerinin harap olmuş halini gördüler. Saddam Hüseyin'in Kuveyt yenilgisinin ertesinde 1991 kalkışması Saddam yönetimini birkaç günde alaşağı etti. Kürt savaşçılar Kerkük'ü aldılar. Ancak Irak ordusunun karşı saldırıya geçmesi, tüm Kürt nüfusunun Türkiye ve İran sınırına kaçmasına neden oldu. Varlığı biçimlenmeye başlayan “de facto“ Kürt devletine ortam hazırlayan ABD'nin sağladığı uçuşa yasak bölge büyük bir sempati dalgasıyla karşılandı. Saddam Hüseyin Kürdistan'ı terk edebileceğini düşünüyordu. Çünkü orası izole olmuş, savaşta harap olmuş ve yoksullaşmıştı. Açlıktan ölmek üzere olan Kürt köylüler ailelerine bakmak için dünyanın en tehlikeli işini yapmak zorunda kalmışlardı. Bölge, Irak - İran savaşı esnasında Irak ordusunun yerleştirdiği dünyanın en geniş mayın tarlalarıyla kaplıydı. Bölgedeki Kürt halkı, açlıktan ölmemek için, her tarafı mayınlı araziyle kaplı topraklarındaki mayının içindeki patlayıcı ve patlayıcının içinde katlandığı alüminyumu satarak birkaç dolar kazanıyor ve hayatta kalabiliyorlardı. Bu durum, Bölgede Kürtlerin on yıllardır mahkum edilmiş oldukları sefaletin somut bir örneğini oluşturuyordu. Ancak mayın toplamak için gereken cesaret ve beceri onların maruz bırakıldıkları felaketleri aşabileceklerinin de işaretiydi. Kürdistan on yıllardır Irak'ın en tehlikeli bölgesi olmuştu. Kürtler Irak'ta 1991'deki başarısız başkaldırıdan sonra, Amerikan hava sahasında yarı bağımsız bir statüye kavuşmuşlardı. Irak Kürtlerinin kaderi ABD Başkanı George Bush'un 2003'te Saddam Hüseyin'i devirmeye karar vermesiyle değişti. 2003 yılında, Irak Kürdistanında ki Kürtlerin bütün endişelerine rağmen, ABD ordusunun Kuzeyden Türk ordusundan da 40.000 kişi eşliğinde Irak'ı işgal etmesiyle Kürt liderler 12 sene bekledikleri hasretlerine kavuşacaklarını düşünüyorlardı. Bu onların “de facto“ özerkliklerini sona erdirebilirdi. Türk Parlamentosundan 1 Mart tezkeresi geçmeyince, Türkiye ABD ile birlikte Irak'a girmeyi reddedip ABD'yi hayal kırıklığına uğratmasıyla Kürtler statülerini muhafaza edebildiler. Böylece, bir gecede Kürtler Irakta Amerikanın tek güvenilir müttefiki oldular. Gelinen süreçte, Kürtlerin kazanımları sadece 15 senedir idare ettikleri Kuzeydeki üç vilayetle sınırlı değildir. Kürdistan'ın kontrol alanı şimdi çok daha geniştir. Irak ordusu 2003'te dağıldıktan sonra, Kürdistan askerleri insanların çok önceleri içinden sürüldükleri şehir, kasaba ve köylere doğru ilerlediler. Artık Kerkük şehrinde Kürt halkı yaşamaktadır. Evlerinden, topraklarından Saddam tarafından zorla sürülen Kürt halkı artık Kerkük'e geri dönmektedir. Kürtlerin gücü sadece coğrafik olarak da artmadı. Bağdat parlamentosu tarafından Irak cumhurbaşkanı olarak seçilen Celal Talabani, yıllardır Doğu Kürdistanın kontrolünü elinde bulunduran YNK'nin de başkanıydı. 2003'ten beri Irak'ın başarılı Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'dir. Zebari de diğer büyük Kürt partisi KDP'nin eski sözcüsüydü. Paradoksal bir şekilde, Bağdat parlamentosunun en etkili üyeleri kendi meşru bağımsız devletlerinin olmasını yürekten isteyen Kürtlerdir. Yeni Irak ordusundaki ve güvenlik güçlerindeki en önemli birimler Kürtlerden oluşmaktadır. Bugün, savaş Irak'ın öteki bölgelerini kırıp geçirirken, ülkenin en güvenli ve huzurlu bölgesi Kürtlerin yaşadığı Erbil, Süleymaniye ve Duhok kentlerinin bulunduğu Kürt Federe Bölgesi oldu. Kürdistan' da ki oteller katiller ve fidyecilerden oraya kaçan Bağdat, Basra ve Musul'dan gelen zengin mültecilerle dolu. Irak'ın başkentinde, yeniden yapılanma için milyarlarca dolar harcandığı halde, hiçbir çalışma gerçekleşmezken, Erbil ve Süleymaniye'de hemen hemen her sokaktaki inşaat alanlarında büyük çalışmalar görülüyor. Erbil sokaklarında her noktadan modern yapılar yükselmekte ve kent adeta bir başkent havasına bürünmekte. Irak'ın başka yerlerinde çalışmak istemeyen doktorlar Kürdistan'da lüks klinikler açıyorlar. Kürdistan'ın sınırını peşmergelerden oluşan Kürt ordusu koruyor. Bugün sayılarının 70-100 bin arasında olduğu bilinen bu ordu, Irak'ın en disiplinli askeri birlikleridir. Efsanevi Kürt lider Molla Mustafa Barzani'nin resimleri burada her büroda, her kahvehanede ve neredeyse her evde asılı. Öncelikle, bir milyon nüfusuyla dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Erbil Irak'ın öteki kentleriyle karşılaştırıldığında yaşam normal görünüyor. Şehrin dört bir yanında yeni evler ve apartman daireleri inşa ediliyor. İnsanlar sokağa çıkma yasağından kaygı duymaksızın geceleyin geç vakitlere kadar dışarıda arabalarıyla gezebiliyorlar. Sheraton otelinin bahçesinde, masalar canlı müzik eşliğinde akşam yemeklerini yiyen insanlarla dolu. Kürdistan sınırları içinde Kürt bayrağı dalgalanıyor, Kürdistan Bankası kurulmuş. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlamak ise kısa bir zaman alıyor. Örneğin, Erbil'in en büyük otelinin dışındaki girişte direklerde sallanan Fas ve Brezilya dahil iki düzineden fazla ülkenin bayrakları asılı. Bayrağı olmayan tek devlet ise Kürdistan'ın da içinde bulunduğu Irak Devleti. Kürtlerin bağımsızlığa çok yakın oldukları dönemler oldu. Örneğin, Süleymaniye'de 1920'li yıllarda Şeyh Mahmud Berzenci başkanlığında bir isyan yaşanmış, Berzenci o zaman kendini Kürdistan kralı ilan etmişti. 1946 yılında da İran topraklarında Mahabad Kürt Cumhuriyeti kurulmuştu. Bu Cumhuriyet o zaman SSCB'nin himayesi altında (SSCB askeri birlikleri o zaman İran'daydı) yaklaşık 11 ay varlığını sürdürdü. Mahabad Cumhuriyeti'nin lideri, şimdiki Kürdistan'ın Başkanı Mesut Barzani'nin babası Molla Mustafa Barzani idi. Mahabad Cumhuriyeti'nin düşmesinden sonra Mustafa Barzani, 1946 ile 1959 yılları arasında SSCB'de yaşadı. Ancak SSCB'nin yardımı, Mustafa Barzani'nin umduğundan daha az oldu.. Kürtlerin bağımsızlık ümitleri daima boşa çıktı. Orta Doğu'da kendi jeopolitik oyunlarını oynayan büyük güçler, sık sık Kürtleri piyon olarak kullandılar. Bu süreçte Kürtler zaman zaman bağımsızlığa yaklaştılar. I. Dünya Savaşının bitmesinden hemen sonra en az 25 milyon Kürt -Irak, İran, Suriye ve Türkiye'de baskı altında kalan azınlıklar olarak vatansız kaldılar.. Şimdi ise Kürdistan'da en büyük devletsiz halkın bağımsızlık dileği tekrar canlanıyor. Birçok Iraklı bütünüyle Kürtlerin yaşadığı üç kuzey vilayetinin bağımsızlığa yakın bir özerk statüye sahip olması gerektiğini kabul ediyor. Asıl farklılıklar Kürdistan'ı tanımlamada ortaya çıkıyor. Kürt halkı, her şeyden önce petrol zengini Kerkük şehrinde, yarım yüzyıl önce gerçekleşen etnik temizliği telafi etmek istiyorlar. Ekonomik açıdan, Kürdistan hala Iraktaki petrol gelirlerinin %17'sini aldığı Bağdat'a bağlıdır. Yeni anayasayla, gelecekte geliştirilecek olan petrol alanlarını bölgesel hükümet idare edecek. Kürdistan Bölgesel Hükümeti kuzeydeki üç vilayetin sınırları dahilinde petrol aramak ve çıkarmak için zaten birçok yabancı petrol şirketiyle antlaşmalar yaptı. Kürtlerin kendi bağımsız devletlerini kurmak istedikleri de bir sır değil. Nitekim, Irak'ın bölünme olasılığından bahsedildiği zaman da, hemen üç bölge üzerinde duruluyor: Şiilerin yaşadığı güney, Sünnilerin yaşadığı merkez ve Kürtlerin yaşadığı kuzey. 4.5 milyon Kürdün yaşadığı kuzeyde bugün artık bir özerklik mevcut. 1.5 milyon Kürt ise 27 milyonluk Irak'ın diğer bölgelerine dağılmış durumda. Irak'ın geleceği için en gerçekçi çözüm Irak'ın 3 parçaya bölünmesidir. Zaten yıllardır beraber yaşama duygularını kaybetmiş olan farklı etnik kökene sahip bu üç ulus, ancak bölünerek, tam bağımsızlığa kavuşarak ve kendi devletlerini kurarak barış ve huzura ulaşabilirler. Kürdistan'ın bağımsızlığını sağlayabilecek başlıca zenginlik ise petroldür. Kürdistan'da bugün petrol az miktarda ülkenin doğusunda, Süleymaniye bölgesinde üretiliyor. Burada ilkel yöntemlerle çok kötü, fakat ucuz benzin üretiliyor. Normal benzin ise yurt dışından alınıyor. Irak'taki petrol rafineleri düzenli çalışmıyor. Bu nedenle Kürdistan'a petrol Türkiye, İran ve hatta Birleşik Arap Emirlikleri'nden geliyor. Kürdistan'da tek eksik olan “Kürdistan'ın kalbi“ Kerkük'tür. Kerkük kenti ile eyaleti Bağdat'taki merkezi yönetime bağlı olduğu sürece Kürdistan Kürdistan değildir. 2007 referandumu sonrası Kerkük Kürdistan sınırları içine dahil edildikten sonra bağımsız bir Kürt Devleti için bütün şartlar tamamlanmış olacaktır. Kürdistan Başkanı Mesut Barzani ise Kerkük ve bağımsız Kürt devleti konusunda şöyle diyor : “Bu konuda sadece ölüm yolumu kesebilir. Bunun dışında dünyada hiçbir güç veya devlet benim Kerkük'ten vazgeçmemi sağlayamaz. Bu, kesindir ve Kerkük'ten vazgeçmemiz mümkün değil. Ayrıca bu seçimler de, Kerkük kimliğinin ne olduğunu gösterdi. Kerkük'ün Kürt ve Kürdistani bir kent olduğunu söylediğimizde, bize kuşkuyla bakanlar, şimdi çok açık bir şekilde bir gerçeği ve Kerkük kimliğinin ne olduğunu gördüler. Bağımsız bir Kürt devletinin kurulması Kürtlerin hakkıdır. Komşu ülkeler, bu hakkı bir günah gibi görüyorlar. Ben bu “günahkarlık“ perdesini yırtıp, onlara bunun bizim hakkımız olduğunu göstermek istiyorum. Talep etmemişiz ancak hakkımızdır. Kim, kimin ülkesini parçalıyor, kim, neyi nereden ayırıyor? Onlar, Kürdistan'ı sömürgeleştirerek dört parçaya ayırmışlar. Biz, kendi ülkemiz olan Kürdistan'ı birleştirmek istiyoruz. Irak, Türkiye, İran ve Suriye topraklarından birer parça koparalım demiyoruz. Ben, bu ayrılıkçılık tabusunu kırmak istiyorum ki, onlar da hakkımızın ne olduğunu anlasınlar. Daha yumuşamak ve Kürtlere dostluk elini uzatmak Türkiye'nin çıkarınadır. Temennim, Türkiye'nin dostluk politikasını seçmesi ve Kürt ve Kürdistan gerçekliğini anlamalarını istiyorum“. Öyle görülüyor ki, önümüzdeki süreçte, Dünya, Kürt ulusunun ve Kürdistan'ın doğuşuna şahit olacak. Zaten, dünyadaki tek devletsiz ulus olan Kürtler bu statüyü çoktan hak ettiler bile... NİL DEMİRKAZIK ÇOCUK - DER GENEL BAŞKANI

Halklarin KardeŞlİĞİ Adina Yeni bir dünya için bu kavga Bu kan Bu zulüm Yeni bir dünya için kardeşler Yeni bir dünya için bu sabır Bu kin Bu sancı 2... aç çocukların cesaretleri ve küçük orospular Titreşir duvar diplerinde salhane demokrasisi Dilenci sokaklarda fukara militanlar giyinir ihtilal Ve çünkü yaldızlı kolenyel şapkası Ve uzun beyaz sakalıyla finans kapital Millet meclislerinde bağlarını perçinleyip Dolarların azgın dişlerini Dağların damarlarına geçirmektedir. Canevinde mülteci bir ihtiyar Cuntacı albayların dönek devrimlerine inat Ve işgal ordularınınyüzü suyu hürmetine Hey gözünü sevdiğimin demokrasisi Başı boynuzlusu da Eli kelepçelisi. Ve dalkavuk esnaf Ve cümle üç kağıtcı namussuzu Telgrafın tellerine kuslar konmuyor Oturmuş körpe yüreğe korkunun zindanlar Ve savurmuş kara türküsü açlığın Beş vakti salahına yoksul Müslümanların. 4... Ülkem bir zumlum cenderesinde işte Kıyı köşe mezbaha Orta yer giyotin. Sofraya kahır taşınıyor Akşamlar, ekmek yerine Ve geceleyin eşleriyle değil Acılarıyla çiftleşerek yatıyor insanlarım. Bakmayın bayram seyran gevişen aşaire Türküleri ezgileri yalan Kavgaları yalan Dağların o yanında Beller büken Evler yıkan Bu yanında Soygun Talan. 6... Dönek elleri ve katil yüreğiyle ihanet Dar ağaçları kurmaktadır cami avlularına Bağımsızlığı kahraman çocukları Mavzerlerin intiharında Mavzerlerin intiharında cıbranlı Halit seyit rıza. Hilali bir türküdür dersim mağaraları Ak tolgalı mirimiran haykıramaz artık Suskundur, dönektir kurmayı-kurultayı Ve külhani cakasıyla milli cephe Biraz Marks biraz hitler Mezarda kurşunlanıyor Boğazlanan kürt beyleri Ve bir Mustafa kemal burjuva alfabesinde. Bu dağlarda vuruldu boyunduruk Kınalı türkülerin boynuna Halkların kardeşliği adına Bu dağlarda deşildi gebe kadınların karnı Bu dağlarda boğazlandı istiklâl-i tam Oysa namlular daha soğumamıştı Kanlı çocuk başlarına basarak Yürüyordu milli kuruluşçular Milli kurtuluşçular milli katliamlara. ... Ekmeğimiz yoktu Mermimiz yoktu Bin can ile Bir umut ektiğimiz Toprağımız yok Dağlar gibi yıkıldı ölüler Ve ayaklar altında namusumuz. ... Lanetlenmiş Aç çoluk çocuk Kadınlarımız, davarlarımız ... Meşin ceketleri kabaralı potinleri ile İşgal orduları değil Bir kara somunu Bir baş soğanı bölüştüğümüz Sırt sırta merasimsiz gömüldüğümüz Kuvayi milliye neferkeriydiler. Zumlun kanlı kırbacı jandarmalar Haldan bilmez Geçit vermez kanlı Zilan Of off offf be Ardımızda süvari alayı Üstümüzde makinelılar. 7... ( bunları birer bire anlattığımız, nice bir Kavgaya girdiğimizi bilesin diyedir dost.) Tifüs ve kanser Ve siyatik Difteri Kalp yetersizliği, ülser vesaire Ve cümle illeti muzır haşeratın Bir de açlık Bir de zulüm Bir de zindanlar. Issız bir uğultudur doğanın padişahı Fideler cılız Dağlarda umudun hazin sancısı Toprağın bağrında tohum Kan revan içindedir Ve kan ravan içindedir türkülerimiz “Kış günüdür güller açmaz Dallarda bülbüller ötmez Can arzular elim yetmez Vahh lımın birindarım İçerden İçerden yar içerden Kes bağrım yar içerden“ İşte namus İntiharı düşünür kederinden Ve bu boş tencerenin Onulmaz mahrı Utanır kendikendinden Birebir vermeyen toprak Karasaban Yaşlı öküz Sebisüyan Aç-susuz Ne giden Ne beklenen var Ve dağlarda Çırılçıplak eşkiyalar.

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.