Ana içeriğe atla
Submitted by Anonymous (doğrulanmadı) on 31 October 2009

Neşe Düzel öcalan`in teslim olmaları için ovaya indirdiği „zapatista`ların“(!) sözcüsüne soruyor.

sizce Kürdler Türkler'i anlıyor mu?

Zapatist(!) yanıt veriyor.

Hayır yeterince anlamıyorlar...

N.Düzel`in sorusu pompalanan ırkçı sürece uygun ve bir hayli provakatif , ancak “Zapatist`in“(!) verdiği yanıt teslimiyetin boyutunu gösterir niteliktedir.

Ülkesi işgal altında olan , sadece son otuz yılda Kırk Bin kayıp veren bir halka mensup birinin helede bu katliam ve işgale karşı olduğu (!) için savaşı seçmiş birinin verebileceği yanıt bu değildir.

Kürd`ler Türkleri neden anlamali.

86 yıldır sürdürülen işgal , imha , asimilasyon Kürd`lerin Türk'lere yönelik uygulamalarımı ki anlasın!

Kürd`ler Türkleri neden anlamalı..?

Kürd öldürmek , tecavüz etmek , kulak kesmek gibi insanlık dışı uygulamalar için çocuklarını davul zurnayla Kürdistana gönderenler Kürd`lermi..?

Kürd`ler Türkleri neden anlamalı..?

Dili , kültürü yasaklanan , yok sayılan zorla imha edilen Türk`lermi..?

Kürd`ler Türk`leri neden anlamalı..?

En değerli evlatları katledilip asit kuyularına atılan Türklermi..?

Kürd`ler Türkleri neden anlamalı..?

Beş bin köyleri yakılıp yıkılan , milyonlarcası zorunlu göçe tabii tutulanlar Türk`lermi.?

Kürdler Türkleri neden anlamali..?

Köyleri yakılıp yıkıldığı için göç ettikleri Kürd metropollerinde potansiyel düsman olarak görüldükleri içinmi.

Kürd metropollerinde düsürülmüş toplumun aşağıladığı iş kollarında çalışmaya mahkum edildikleri ve hatta bu işlere bile sahip olamadıkları içinmi..?

Kürd`ler Türk`leri neden anlamalı ?

Sevinme haklarına bile saldırıldığı içinmi..?

Kürd`ler Türk`leri neden anlamalı..?

Zilan deresindeki kadın , çocuk , yaşlı demeden katledikleri içinmi..?

Dersimde Munzur kızıla boyandığı , tecavüze karşı tek cözümü uçurumlardan atlamakta bulan Kürd kadınlarının dramatik öyküleri içinmi..?

Kürd`ler Türk`leri neden anlamalı..?

Diyarbakır'da dünya tarihinde ne Saygon zındanlarında , nede Nazi toplama kamplarında örneğine rastlanamayacak boyuttaki işkencelere tabii tutuldukları içinmi..?

Peki Zapatist(!); Kürd`ler Türk`leri yeterince anlamıyor derken siz. soruyu devam ettirerek soralım neden Kürdistan dağlarını mesken tuttunuz ?

Türkleri yeterince anlayamadığınız içinmi..?

*** ***

Okurlarımız neden Zapatist dediğimizi merak ediyor olabilirler kısaca onada açıklık getirelim.

Son teslimiyet sürecini “Barış yürüyüsü “ olarak niteleyen ve bunun propagandasını yapan omurgasız bazı kalemşörler ovaya inenlere Zapatist , inişlerede Zapatistlerin 2001 de Mexico City`ye yaptıkları yürüyüşe benzetiyor bu anlamda soylu Zapatist yürüyüşünü demogojilerine alet ederek malum manipülasyonlarla bilgi kirliliği yaratmak istemekteler.

Bilindiği üzere 2001 yılında Subcomandante Marcos liderliğindeki Meksika direnişçilerinin örgütü Zapatista hareketinin, yerli halkların hakları için göreli özerklik talebiyle "Zapatur 2001" adı verilen uzun bir yürüyüş baslatmisti.

Marcos ve 23 gerilla lideri 15 günlük yürüyüşün ardından başkente girmişti. Yürüyüşte binlerce güvenlik görevlisinin yanında 300 yabancı gözlemci, 200 civarında yerli ve yabancı gazeteci hazır bulundu. Yürüyüş boyunca 31 yerel dilde yapılan radyo yayını 22 milyon 500 bin dinleyiciye ulaştı. Subcomandante Marcos ve Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) diğer 23 komutanı ile siyasi yöneticisi, 3 bin kilometrelik yürüyüşlerine başlamadan önce, Meksika Devlet Başkanı Vicente Fox'u ülkenin 80 yıllık iktidarını sürdürmüş olan eski yönetim gibi, yerlilerin haklarını yerine getirmemekle eleştirirken, "Fox, çok konuşuyor az iş yapıyor. Barış görüşmelerini yeniden başlatamadık. Bu yürüyüşün sonuç almasını bekliyoruz" mesajını verdi. Marcos, Zapataların silahlarını bıraktığı yürüyüşü, "demokrasi ve özgürlük yürüyüşü" olarak tanımladı. Zapatalar tarafından eleştirilen Meksika Devlet Başkanı Fox, başkan olduğunda ilk icraat olarak yoksul Meksika Kızılderililerinin haklarını düzenleyen yasayı Meksika Kongresi'nin (Ulusal Meclis) onayına sunmuş ve Chiapas'ta Zapatista hareketini denetleyen dört ordu üssünü de kapatmıştı. Sonrasında Zapatista yürüyüşü için barış yürüyüşü tanımlamasına sahip çıkan ve destekleyen Fox, buna rağmen Zapataların cezaevlerinde tutulmasına yönelik herhangi bir çözüm üretmemişti.

3 bin kilometrelik uzun yürüyüş`te talepler netti.

Yerli halkın haklarının tanınmasına ilişkin yasanın çıkması konusunda siyasetçileri hızlı davranmamakla suçlayan Zapatistalar, 23 Mart 2001 günü başkent Mexico City'den ayrılma kararı aldı. Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu (EZLN) lideri Marcos, Meksika yönetimini, yerli hakları konusundaki taleplerini görmezden gelmekle suçlayarak, 23 Zapatista lideriyle 23 Mart 2001 günü başkentten ayrılacağını söyledi. Marcos, EZLN liderlerinin kaldığı Ulusal Tarih ve Antropoloji Okulu'nda yaptığı basın toplantısında, "Kongre, ulusal ve uluslararası seferberliğe gözlerini kapamayı tercih edenlerce esir alındı" diye konuştu. Zapatistalara verilen kitlesel desteğin siyasi ve sosyal manzarayı tamamen değiştirdiğini söyleyen Marcos, "Bu hareket şimdi başladı ve hiç kimse onu durduramaz" .

Silahsız olarak başkente gelerek barış diyalogunu canlandırmaya açık olduklarını kanıtladıklarını söyleyen Marcos, "Hiçbir zaman siyasilere boyun eğmeyeceğiz ya da sahtekarlığı ve onurumuzun ayaklar altına alınmasını kabul etmeyeceğiz" .

"EZLN, gerçekten yeni bir Meksika isteyen bütün herkesin yer alacağı alanlar aramayı sürdürecek" diyen Marcos, EZLN'nin amacına ulaşmak için askeri yöntemler yerine, siyasi yolları izleyeceğini işaret etti. Marcos, "Siyasi sınıfın hoşgörülü olmadığı açık. Eski kafalı siyasetçiler, sömürge dönemindeki ırkçı, küstah ve otoriter tavırlarını sürdüreceklerini düşünüyorlar"demişti

Zapatist yürüyüşü ve sonuçları kısaca böyle. Zapatistler özür dilemek 221 sayılı etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için yürümedi. Yürüyüşün bizzat lideri subcomandante Marcos`tu ve talepler netti.

*** ***

Bilindiği üzere 221. sayılı etkin pişmanlıktan yararlanma adlı yasa teslim olan yada onların deyimiyle dönen kişinin savcı karşısında pişmanım demesini gerektirmeyecek şekilde düzenlenmiş geri geldim diye Türk savcısının önüne geçmek yeterli bulunuyor. Herhangi bir soru veya sorgulamaya ihtiyaç duyulmuyor. Gelen kimsenin GBT(geniş bilgi toplama) kayıtlarında herhangi bir şey yoksa kişi serbest bırakılıyor. Dolayısıyla süreci ve teslimiyeti zafermiş gibi göstermek , kitleleri kandırmak ve teslimiyeti zapatist yürüyüsü ile benzeştirmek beyhude bir çaba , bilgi kirliliğidir. bu demogojiler olsa olsa sahiplerinin kendilerini kandırmasıdır.

*** ***

Derinlerin yazarı Yalçın Doğan Türkiye Türklerindir gazetesindeki köşesinde süreci desteklerken bizim gibi sürecin teslimiyet olduğunu ve içeriğinin Kürd yararına olmadığını savunan Diaspora Kürd`lerine sallamıs.

“Avrupa'da yaşayan Kürt diasporası ve onun liderlerinin Ermeni diasporası ile hiç farkı yok. Diasporada kimlik fark etmiyor, bakış aynı. Ha Ermeni, ha Kürt.

Nasıl ki, Ermeni diasporası, Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokole karşı çıkıyor, Kürt diasporası da, dağdan inmelere şiddetle karşı. Şu söze bakmak yetiyor:

“PKK, Kürt ulusal hareketini tasfiye ediyor, TC ile işbirliğine giriyor“.

Avrupa'da rahat bir yaşam sürerken, insanların tuzu kuru. Ne savaş, ne ölüm, ne başka bin türlü sorun, atış serbest.“

TC`nin ırkçı faşist politikaları sonucu diasporada yaşamak zorunda bırakılan Kürd`lerin ülkelerinden neden uzak olduğu konusunda tek bir laf edemeyen Derinlikler yazarı.Diasporayı tanımlarken şunları söylüyor.

“Diaspora tarihsel olarak Milattan önce 722'de Yahudilerin Filistin'den sürülmelerini vurgulayan bir kavram. Kökeni Yunanca. Sözcük olarak, diaspora bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu anlamında.“

Doğru bir tanımlama ve hani derler ya Allah söyletir. Biz Kürd`ler neden diasporada yaşıyoruz ve bizim yurdumuz nere.?

Beklentinizi biliyoruz. Siz , Sizler bizlerin Öcalan gibi kuyruğa girip anamız Türk`tür . Devletimize hizmete hazırız dememizi bekliyor bu temelde işbirliği ve teslimiyet bekliyorsunuz. Bu olmayacak bay derinlikler yazarı kendi adımıza biz özgür bir Kürdistan istek ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!

Bulunduğumuz her alanda ve Kürd mücadelesi içinde yer aldığımız günden bu yana söylediğimiz inandığımız şeyi savunduk.Kürd ve Kürdistan`lı yanımız onur nişanemiz olmuştur. Kendimiz milliyetçi bir Kürd olarak ifade ettik bundada ısrar edeceğiz.Hasımlarına kardeş kendi halkından olana düşman olmak gibi bir frukaralağın içine girmeyeceğiz. Bizim kardeşimiz Dört parçada yaşayan Kürd`lerdir.Bundan dolayıda bizi milliyetçi olarak değerlendirenlere saygı duyarız doğrudur. Ancaak ırkçılık yaptığımızı iddia edenlerede orada dur deriz. Kürd halkının Kendi Kaderini Tayın Etme Hakkını savunmak . Kürdlerin birliğini ve düsmanlarına karşı tutumunu pekiştirmek isteğimiz meşru ve saygın bir çıkıştır deriz. Bize empati önerenlere kısaca sunu diyoruz. Empati kurmaya çalıştık bir an kendimizi Türk olarak görmek istedik ve insanlığımızdan utandık. Ceylan`in gözleri geldi önümüze, Uğur Kaymaz , Yahya Menekse, Dersim , Zılan, Koçgiri.kasaplar deresi, Ape Musa`nin kürdçe ıslığı`nı anımsadık ve bunun empatisi bile zor dedik.

Yazımıza noktayı ismail Hoca`nin o nefis yazısından bir alıntıyla nokta koyalım..

“Bu durumlar karşısında, Kürt aydınlarının, “Milliyetçilik kötüdür, her türlü milliyetçiliğe karşıyız“, “Kürdüm ama Kürt milliyetçisi değilim. “, “Bölücü değilim, enternasyonalistim“, “Kürtler zaten devlet istemiyor, devlet olmak zaten başta Kürtler için iyi değildir...“ şeklindeki düşünceleri tekrarlamaları onay almanın, yani devletten ve Türk aydınları tarafından onaylanma ihtiyacının da ötesine varmaktadır. Bütün bunlar kendi doğal haklarını, Kürt toplumu olmaktan doğan hakları yok saymak anlamına da gelmektedir.

“Ben bölücü değilim, ayrılıkçı değilim“, “Kürtler zaten devlet istemiyor“ gibi sözler tarih bilincinden yoksun sözlerdir. Çünkü bölünen, parçalanan, paylaşılan zaten sensin. Bu tür sözler, bölünmenin, parçalanmanın ve paylaşılmanın bilincine varılmadığını gösterir. Böyle bir bilince ulaşamama, Kürtleri, kendilerine has özelliği olan bir halk yapıyor. Dünyada, 40 milyon olup da küçücük bir siyasal statüye sahip olmayan başka bir halk var mı? Dünyada 40 milyon olup da böylesine bölünmüş, parçalanmış ve paylaşılmış başka bir halk var mı? Dünyada ana hasımlarını “kardeş“ olarak belleyen, ama kendi öz kardeşlerini “ilkel milliyetçi“ diye aşağılayan, onları hiçe sayan başka bir halk var mı? Dünyada, baskıdan, zulümden ve asimilasyon politikalarından dolayı, kendi ana dilinde iki-üç satır konuşamayan, ama “ben milliyetçi değilim“ diyen başka bir halk var mı?“

“Ben Kürt Milliyetçisi Değilim!“ İsmail Beşikçi.Kürdistan post

Selam ve Saygılar.

Halis Açar

[email protected]

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.