Ana içeriğe atla

Suriye’deki Sivil Ayaklanma ve Kürtler…İbrahim GÜÇLÜ

Arap dünyasındaki sivil ayaklanmalar devam ediyor. Suriye de, Arap dünyasındaki bu ayaklanmaların dışında kalmadı. Çünkü Suriye’de de demokratik olmayan, otoriter, oligarşik, sömürgeci bir sistem ve yönetim söz konusu. Suriye Halkları bütün hak ve özgürlüklerinden yoksunlar. Yoksulluk diz boyu. Yönetimde, tek bir küçük mezhebin, alevi mezhebinin diktatörlüğü var. Suni mezhebi baskı altındadır. Kürt ulusal topluluğu ve diğer etnik gruplar tüm ulusal hak ve özgürlüklerinden yoksundurlar. Baas Partisi dışında siyasi partilerin yasalarla kurulması ve faaliyet göstermesi yasaktır.

Bu nedenle, Mart ayının ortalarından itibaren, önce Suriye ve Ürdün sınırında olan Deraa’da, daha sonra Latkiye, Şam, Halep ve diğer kentlerde sivil ayaklanmalar oldu. Yüzden fazla gösterici hayatını kaybetti.

Bu sivil ayaklanmalardan sonra, Suriye’de kapsamlı bir reform programının açıklanması beklenirken, Beşar Esat’ın Meclis’te yaptığı açıklama, rutin bir açıklamadan öteye geçmedi. Yapılan açıklama, Suriye, dünya ve Türkiye kamuoyunu da şaşırttı. Çünkü beklentilerin hiçbirine cevap niteliğinde bir açıklama değildi.

Bu açılamadan sonra sivil ayaklanmaların durmayacağı gün gibi açıktı. Öyle de oldu. Sivil ayaklanma süreci devam ediyor, Suriye Halkları hak ve özgürlüklerine kavuşana kadar, yönetimde söz sahibi olana kadar bu eylemine devam edeceğinin ipucunu veriyor.

*****

Suriye’deki sivil ayaklanmalar, diğer Arap ülkelerinden farklı bir dozda ve nitelikte Türkiye’yi ilgilendirmekte. Bunun nedeni: 1-Suriye’nin Kürdistan toprakları üzerinden Türkiye’ye sınır olması, 2-Türkiye ile Suriye arasında stratejik bir dostluk ilişkisinin olması, 3- En önemlisi de Suriye’nin de Kürt ulusal sorunu gibi bir soruna sahip olması, bu Kürt ulusal sorununun Türkiye’deki Kürt ulusal sorunu ile direk bağlantılı ve ilişkili olmasıdır.

Suriye’de sosyal, siyasal sisteminde de radikal bir değişikliğin gündeme gelmesi halinde Kürtlerin federal ve en azından otonom bir bölge yönetimine kavuşacakları korkusu ve kaygısı, Türkiye’nin uykusunu kaçıran bir vakıadır. Ayrıca Kürdistan’ın Kuzeyindeki dağlarda, PKK’nın Suriye ortak plânları sonucu 3500-4000 Güney-Batı Kürdistan’ın gençleri yatmaktadır.

Türkiye, bu nedenle Suriye’deki sistemde radikal değişikliklerin yapılmaması için çaba gösteriyor.

*****

Suriye’de sivil ayaklanmaların gelişmesinden sonra, Kürtler Araplardan sonra ikinci ve en büyük ulusal topluluk olmasına rağmen, sivil ayaklanmalara neden kalkışmadıkları sorulmaktadır.

Kürtler, Suriye Kürdistan’ında en örgütlü güçlerden biridir. Bu nedenle kontrollü ve denetimli bir hareket tarzının projelendirilmesi söz konusudur. Kürtler, 12 Mart 2004 yılında büyük bir ayaklanma içine girdiler. Ne yazık ki, Arap muhalefeti bu ayaklanmayı desteklemedi. Kürtlerin sivil ayaklanması kanla bastırıldı.

Kürtler bu vahim sivil ayaklanma hareketinden dersler çıkardılar. Arapların sivil ayaklanma konusundaki kararlı tutumları, muhalefetin Suriye’ye getireceği sistem, rejim netleşmeden bir ayaklanma yapılmayacağı, bilinçli bir karar sonucu beklemededir. Kürdistan’daki tüm örgütler bir uzlaşmayla zamansız bir sivil ayaklanmanın, halka zarar vereceğini karar altına almış durumdalar.

Önemli ikinci sorun da, Kürtler sivil ayaklanma yapmamalarına rağmen, Kürtlerin vatandaş olmayan kesiminin neden vatandaş kabul edildiği sorunudur.

Bu sorunun net bir açıklama ve cevabı var: Kürtler Suriye’nin en büyük ulusal topluluğudur. Kürt ulusal hareketi 1954 yılından sonra örgütlenmeye başladı ve 1957 yılında partileşmesini tamamladı. Suriye Kürdistan Demokrat Partisi kuruldu. Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’nin kuruluşuna önemli bir sivil ve kültürel yapı temel oluşturdu. 1919 Koçgiri Ayaklanması’nın liderlerinin, 1925 Kürt Ulusal Direnme Hareketi’nin lider kadrolarının desteğini kazandı. Çünkü onlar Suriye Kürdistan’ında sürgün hayatı yaşıyorlardı.

Kürt ulusal hareketi, o tarihten sonra istikrarlı, örgütlü ve kararlı bir şekilde devam etti. Rejimi sıkıştıracak konumlar kazandı. Bunun sonucu olarak parti kurucusu, yöneticisi ve üyeleri, büyük tutuklanmalar ve cezalarla karşı-karşıya kaldılar.

Kürt ulusal hareketi toplumsallaşmış, bütün Kürt insanının sorunu haline gelmiştir. Suriye rejimi de Kürt ulusal hareketinin bu yapısını, Kürt halkının isyankâr ve mücadeleci karakterini bilmektedir.

Suriye Kürt halkının sivil ayaklanma içine girmemesi için, vatandaş olmayan Kürtlere vatandaşlık vermeyi, bir ödün ve engelleyici bir unsur olarak projelendirmişlerdir.

Ama bu talebin yerine getirilmiş olması, Kürtler için yeterli olmadığını kendileri de açıkça ifade etmektedirler. Kürtler, bütün ulusal demokratik haklarına kavuşmana, otonom ya da federal bir bölge idari yapılanmasının mücadele etmeye devam edeceklerdir.

Üçüncü sorun da, Suriye’deki Kürtlerin daha sonra Suriye’ye gidip gitmedikleri, Kürdistan’ın bir parçasının mevcut olup-olmadığıdır.
Bu soru hiç anlamlı bir sorun değildir. Kürdistan’ın bir parçası Lozan Antlaşması sonucu Suriye’nin egemenliğine bırakılmıştır. Bu nedenle de, Kürdistan o tarihten sonra dört parçaya bölünmüş sömürge bir ülke; Türk, Suriye, Irak ve İran devletleri de sömürgeci devletler olarak fonksiyonlarını yerine getirmektedirler.

*****

Güney-Batı Kürdistan halkının başarıya ulaşması için, bütün parçalardaki Kürtlerin onları desteklemesi gerekir. Kürdistan’ın Güneyindeki ve Kuzeyindeki Kürtlerin Güney-Bat Kürtlerine karşı büyük bir borçları vardır. Onlar, diğer parçalardaki Kürt ulusal hareketlerine her zaman kucak açmış, destekleyici arka plân oluşturmuştur.

İbrahim GÜÇLÜ
(
[email protected])

Amed, 14. 04. 2011

Yeni Yorum yaz

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.