Günay Aslanın bugünkü Mahsun Kırmızıgül'ün filmi olan Güneşi Gördüm'e dair eleştirileri;
"Film, derin devlete egemen lan ’insanla hayvan arasında bir yerde duran Kürt' anlayışıyla çekilmiş.
Müzik dünyasında başarılı olmayan, sinemada ise aradığını bulamayan, sonunda da çareyi Cemil Çiçek gibi derin devletin has adamlarına sığınmakta bulan Mahsun Kırmızıgül, kendisini Kürt sorununda kullandırarak sanatsal iflasını önlemeye çalışıyor.
Meselenin özü es geçiliyor. Bu savaş neden başladı, niçin hala sürüyor, halk ne gibi zulüm görüyor? Bunlara değinilmemiş.
Egemen medyanın pazarladığı şekliyle Güneşi Gördüm filmi, Kürt sorunu dile getirmek, ya da Kürtleri Türkiye kamuoyuna anlatmak amacıyla yapılmış bir film değil. Tam tersine Kürt karşıtı bir film. Türk ırkçılığını güçlendirmek, Kürtleri ’ötekileştirme' sürecini derinleştirmek amacıyla yapılmış.
Güneşi Gördüm'le Kırmızıgül Ergenekon'un ’sanat dünyasındaki' uzantısı olarak karşımıza çıkıyor.
Bu anlamda ’tehlikeli' bir film."
Siz hiç hayatınızda sanata ve bir filme dair böylesi bir eleştiri yazısı okudunuz mu?
Ben filmi hala izlemiş değilim, ama Günay Aslan gibi izlemeyeceğim de kesindir.
Günay Aslan için bu filmin meydana çıktığı sosyolojik, siyasal, psikolojik, zamansal... koşulları değil, onun için o gün makalesine obje yapacağı konu ve hamasetler önemlidir.
Günay Aslan filmi izlemiş ya da izlememiş olsaydı da aynı şablon hamasetleri kullanacaktı.
Siz, niyet olarak, bir olayın üzerinde durduğu zaman ve makan koşullarını altından halı gibi çekerek, salt kendi beklentilerinize göre görmeye çalışırsanız bu makaledeki eleştirilerin tümü doğal olarak meydana çıkar.
Ama gerçekliğe uyarlandığında da aptallıktır.
Aynı tecrübeyi ben Işıklar Sönmesin filmi zamanında da yaşadığımdan dolayı, bu sözde eleştiri yazısını Kürd ve Türk halkı için talihsizlik olarak görüyorum.
Bir çok insan "ha parti bu filmi Ergenekoncu olarak lanse etti, o zaman alçakları izlemeye gerek yok" diyecektir.
Bunların bazıları Demokratik Cumhuriyet adı altında Kürd ve Türk halkını aynı çatı altında yaşamaya entegre eder , Günay Aslan gibileri de çomak sokar. Birbirilerinden bile haberleri yok.
Film bunların bu kadar tepkisini çektiğine göre, demek ki içeriğinde pozitif bir şeyler varmış.
Değilse bu makale ile neden Kürd halkının bu filmi izlenmesi engellensin.
Sanırsam bu mulaimler, filmde Aponun ve Duran Kalkanın kahramanlıklarını işlenmesini bekliyorlardı.
Çünkü bunlar olmadı mı, Kürde dair yazılan çizilen her şey haramdır.
Günay Aslana göre, film Meselenin özü es geçiyor.
Peki, madem bir filmden her şeyi ele almayı bekliyorsunuz, o zaman Beritan filminde neden meselenin özü es geçilerek bir sürü hamaset ve propaganda sanata döküldü.
Gülnaz Karataş'ın, o makaslarla kesilen günlükleri ve bunları serok Apo yanlısı yaparak yaptığınız sömürüde neden Beritan meselesinin özü es geçildi?.
Neyse uzadı. Günay Aslan bunu yazmayacağı kesin, bende Beritan filmini ilerde ele alırım, asıl meselesinin özünü.
_________________________****___________________________________
[i]Güneşi Gördüm filminin şimdiye dek bir benzeri olmayan Kürd müzik türü, çok harika olmuş.
Aşağıda dinleyin.[/i]
Re: gün-ay; kürdlükten istifa edip özüne döneli bir garip oldu